Zikri’nin Öğüt Kitabı
Sadeleştiren:
Ali Haydar ToprakTanrı’ya şükürler olsun, sonsuz ve sınırsızca;
Bize nimetlerini verdi bolca!
Hediye etti bize, iman ve İslam’ı;
Hem de sundu, mal ile evladı.
Sözü anlayıp, söylemeye güç verdi;
Öğüdü ,şiirsellikle anlatmaya esin verdi.
Esenlik dileği ve dua,
Tanrı’nın peygamberine ulaşsın bir anda.
O peygamber ki,evrende yaratılmışların en şereflisidir,
İyilik sahibi Tanrı’nın sevgilisidir.
O acıyan, o müjdecidir,
Hak yolunda yürüyen ümmetine sevecendir.
Bu öğütler, ulaşsın dostlarına;
Ki ,onlar da ulaştırsınlar başkalarına.
Öğütlerin Başlangıcı
Şenlendi kalemim, tüm bunlardan sonra;
Bu öğüt kitabını, yazdım ben oğluma.
Gözümün nuru Ahmet, gönlümün sevinci;
Tanrı’nın yardımı, güçlendirsin seni!
Sana benden, öğütler budur;
Sen de, bu öğütleri kabul buyur.
Bunu yazdım ki, yalın Türkçe ile
Okuyan herkes yararlansın diye.
Özdeyişli, kısa, ancak derli toplu;
Beğenilen ve yararlı öğütlerdir bu.
Ki, benden sonra da eserler kalsın;
Görenler, bunları hayır ile ansın!
Tanrı’ya Boyun Eğmenin Gerekliliği
Hakkında
Uy, Tanrı’nın yargı ve emirlerine;
Çaba göster, içtenlikle ibadet etmeye!
Kıl namazını zamanında;
Namazdan sonra da, dua et Tanrı’ya!
Namazdır ,İslam dininin sütunu;
İnançlıyım diyen, hiç yıkar mı bunu?
Namazdır, inanan kişinin tacı ve yücelmesi Tanrı’ya;
İçinde, Tanrı’yla erişir kurtuluşa.
Namaz kılmayanın, karadır içi kalbinin;
O, duymaz kokusunu cennetin.
Ne malında verimlilik, ne kendisinde mutluluk vardır;
Ne de, görüşmesinde yücelik vardır.
Bil ki, öldürülmesine izin verdi;
Adı destanlaşmış olan İmam Şafi.
Ey can, düşün ve anla bu gözdağını;
Namaz olmuş, dinin ve imanın esası!
Cemaatle Birlikte Olmak Hakkında
“Cemaat olun!” sünnetine et dikkat;
Bulursun sevabını Tanrı’dan, kat be kat!
Sıkı sıkıya öğütlenmiş bir sünnettir cemaat;
Hz. Muhammed, hiç terk edene eder mi şefaat?
Cemaatin erdemi çoktur, sonsuz derecede;
Bunu, hadisler de doğrular böylece.
Birçok din önderi, hemfikirdir şart olduğuna;
Her ne halde isen, çabala girmeye cemaata!
Ey, iyi huylu, sen devam et cemaata;
Yücelik bulursun, her iki dünyada da!
Günahların Açıklanması Hakkında
Günahların kötülüğünü, kendine yakıştırma;
Alacağın adı düşün sonunda!
Günahların sonu, ancak pişmanlıktır;
İki dünyada da rezil olup, utanmaktır.
Nur olmaz yüzünde günahkarların,
Sevimsiz ve aşağılıktır yanında, akıllıların.
Tanrı bizi yaratıp, verdi nimet;
Bizim de, ona başkaldırmamız mı gerek?
İnsanlık hali, düşebilirsin günaha;
O an, tövbe et sen Tanrı’ya!
Temizler günahları, tövbe etmek;
Gerekir gerçekten, günahları terk etmek.
Anne Baba Hukuku Hakkında
Uy, anne baba hukukuna;
Boyun eğ, günaha çağrıları dışında!
Hizmet et, anne babanın gönlünü kazanmak için;
Böyle yaparsan, güzel olur hayatın, malın ve dinin!
Anne babaya karşı gelmekten kaçın özenle;
Kötü olan şey, onlara karşı gelmektir dünyada ve ahirette!
Tanrı buyurdu, onlara demeyeceksin of bile;
Üzersen eğer, yuh senin haline!
Ne kadar acı söyleseler de, azarlasalar da;
Sevecenliklerinin olgunluğundandır, alınma!
Çalış elbette, onlardan dua al;
İki dünyada da bulursun iyi hal!
Onurlu İlmin Niteliği Hakkında
Benliğinin arzularına bir an bile kapılma;
Fırsatın varken, zamanını harcama!
Gece ve gündüz çalış, bilgi kazanmaya;
Böylece, aydınlanıp parıldarsın iki dünyada da!
Tüm mutlulukların mayası ilimdir;
Hem de, istediğin yere ulaşmanın nedenidir.
Yücelik edinmenin de koşulu ilimdir;
İki dünyada da, onunla saygınlık edinilir.
İlimdir, cennet hayatının aynası;
Kolaylık sağlar, canlı tutmada hayatı.
Yüksek derecelere ilimle ulaşılır,
Bütün dertler ilimle dışlanır.
İlim, dopdolu bir hazinedir;
Karun’un hazineleri, onun yanında hiçtir.
Benzersiz bir tözdür ilim;
Değeri kalmaz onun yanında, elmas ve incinin.
Ne mutlu, ilim hazinesine sahip olana;
O kişi, hiçbir zaman düşmez zorluğa!
Okuyup hadis, tefsir ve fıkıhı;
Bu üç dosta, ol saygılı!
Oku dilbilgisi, sözdizimi, retoriği ve
Gevşeklikle bezginlik gösterme!
Çaba harca ki, mantık ilmine;
Basamak olsun, kelam ve fıkıh öğrenimine.
Hastalığı kovmak için, sağlığı korumalı;
Bunun için de, biraz tıp ilmi okumalı.
Doğa ilmine bakma, kendini koru;
Anatomi ilmine bak, bazen olumlu!
Öğren, şiir söyleme tekniğini;
Onunla tamamla, nefsinin süslemelerini!
Fars dili içerir tüm incelikleri;
Onu ,çok çalışıp da öğrenmeli.
Fars dilinde yaz, güzel eserler;
İncelik sahibi olur, onu bilen kişiler!
Çalış, güzel yazı ve düzyazı alanında;
O zaman artar ,değerin ve sanın da!
Tarikat doğrudur, bu yüzden ona karışma;
Tarikat güzelleşir, dini yargılara uygun olursa.
Ancak, sen yine de sahip çık şeriata;
Kuşkusuz ki, girmek olanaklı değildir, şeyhsiz tarikata!
O şeyh ki, kimya gibi bulunmaz bir şeydir zamanımızda;
Sadık kişilerde bile, kuşkusu çıkıyor ortaya.
Ahlakın Tanımı Hakkında
Kendini koru, kötü ahlak sahibi olma;
Sonra uğrarsın yine, ahlakın gazabına!
Güzel huylu olan, bütün gönüllerin istediği kişi olur;
Güzel huylu olanlara, halk sunuda bulunur.
Güler yüzlü, tatlı sözlü, iyilik sahibi ol!
Gönlünden kin ve nefreti çıkarıp, erdemli ol!
Öfkeli ve zalim olma, yumuşak huylu ol!
Öfkeni yenip, sağduyu sahibi ve doğru kişi ol!
Öfke bir ateştir insanda;
Şeytan tutuşturup döndürür, onun dinini yıkıntılara.
Öfken ortaya çıktığında, yumuşak huylu ol!
Din duygunu koru, şeytanı ise kov!
Gönülden kin tutma sakın kimseye;
Kin tutanlar, her zaman beraberdir üzüntüyle!
Elindeki nimetler için kıskanç olma;
Çünkü kıskançlık, kötülüğü çağırır daima!
Çekişmeye, inada yönlenme!
Doğruyu kabul et, her gördüğünde!
Ağırbaşlı ol, kendini büyük görme!
Ve olma sen, kimseye kul köle!
Şeytan gibi kendini beğenme;
Çünkü, şeytan uğramıştır Tanrı’nın lanetine!
Övünme ve kendince kıvanç duyma;
Seni, başkaları övsün çalış da!
İnsanlar, sana sevgilerini sundukça;
Kendini bil ve çalış ,onların övgüsü karşılığında!
Tanrı’ya ve Kadere Boyun Eğmenin Tanımı Hakkında
İki dünyada da huzurlu olmak istersen,
Tüm işlerini Tanrı’ya bırak sen!
Kim ki, Tanrı’ya boyun eğer;
İki dünyada da rahata erer.
Mademki ,Tanrı’dandır iyilik te kötülük te;
Tanrı’ya bağlanmakta sakın gecikme!
Kader denilen gizemden söz etme sakın;
Çünkü, o çözülemez aklıyla insanın!
Şükür ve Sabır Hakkında
İstiyorsan, Tanrı’nın sürekli nimetler vermesini;
Şükret ona ve bil nimetlerinin değerini!
Şükretmek için, öyle zaman harca ki;
Artsın o kadar da, Tanrı’nın nimetleri!
Tanrı’nın verdiği nimetlere şükretmezsen,
Yoksun kalırsın bu nimetlerden.
Ne kadar çok şükredersen, o kadar yararlıdır;
Çünkü, dinin temeli sabırdır.
Tanrı korusun, uğrarsan bir belaya;
Sabırlı ol ve sakın yakınma!
Zafer kapısı, açılır sabır anahtarıyla;
Nice dertler düzelir sabırla.
Yakınıp durursan, iki şekilde zarar edersin;
Dostunu üzüp, düşmanını sevindirirsin.
Yalanın Kötülüğü Hakkında
Karıştırma dini yalan ile,
Gelme yalancının yakınına bile.
Kendine, yalancı ve hain dedirtme;
Olma kebap gibi cehennemde.
Yalan, bütün çirkinliklerin kaynağıdır;
Yalan, kargaşa ve bozgunculuk çıkarandır.
Bir yalandan sakın, yılandan bir de;
Şeker akıtsın dilin, doğruluğu ile.
İşte, yalanın durumu ibarettir bundan;
Ancak, iftira, çok daha kötüdür yalandan.
Yalan İnancın Kötülüğü Hakkında
Asla, yalan yere etme yemin;
Tanrı, kahredici sıfatıyla seni kahretmesin.
Yalan yere yemin edenler,
İki dünyada da pişmanlık çekerler.
Yalan yere yemin edenler, uğrarlar derde;
Sonra da başlarlar, sızlanıp inlemeye.
Doğru bile olsa, boş yere yemin etme;
Dilini alıştırma yemin etmeye.
Yemin etme, ondan sürekli sakın;
Saygı göster adına Tanrı’nın!
Sırları Araştırmanın Yasaklanması Hakkında
Araştırma, kaçın insanların sırlarından;
Katı kalplidir, casus gibi olan.
Kimsenin hatasını yüzüne vurma!
Başkasının çirkinliğini, diline dolama!
Ayıplanacak bir şey duyarsan, eğer birinde;
Kendine sor, bende de o rezillik var mı diye.
Hataların varsa, iyi niyetle düzelt;
Eğer yoksa, Tanrı’ya şükret!
Herkesin hatasını örtmeye çalış;
Bunu, hataları örten Tanrı buyurmuş.
Dedikodunun Kötülüğü Hakkında
Kaçın, halkın dedikodusunu etmekten;
Çekin, kardeşinin etini yemekten!*
Bil ki, dedikodu yapan, büyük bir kötülük yapmıştır;
Halk ta, bu girdaba kapılmıştır.
Başkasını çekiştirmek, leş yemek gibidir;
Dedikoducular ise, bu hatalarında direnir.
Nedensiz olarak, isyan denizine dalarlar;
Kahredici Tanrı’dan, belalarını ararlar.
Babandan sana, öğüdüm budur;
Dedikodudan koru kendini, uzak dur!
* İslam’a göre; dedikodu yapan, ölmüş kardeşinin etini yemiş sayılır.
Kulaktan Kulağa Dedikodunun Kötülüğü
Hakkında
Sakın, iki inançlının arasını bozma;
O ayıbın hamalı olma!
Bir kimsenin kötü yönünü ,söyleme başkasına;
Bu davranışın zaten kötüdür, sen arabozucu olma!
Arabozuculuk haramdır, onun hakkında ayet indi;
Hadis ve akıl ise, ona kanıt getirdi.
Bu rezillik, ikiyüzlülerin sıfatıdır;
Bunlara, yüz kez lanet okunmalıdır.
Sürekli çalış, bozuşturma insanları;
Öpüştür ve barıştır, iki Müslümanı!
İki kişinin arasını düzeltmek, iyi bir alışkanlıktır;
Çalış ve bununla kendini taçlandır!
Arabozuculuk için gelirse, bir kişi sana;
Onun sözünü kes ve konuşturma!
Sırları Açıklamanın Kötülüğü Hakkında
Sakın, kimsenin sırrına açma;
Sana duyulan bu güveni, yabana atma!
Bir kimse, anlatırsa sana gizlerini;
Hak eder mi senin hainliğini?
Kuşkusuz ki, düşersin sonra dile;
Halk arasında olursun efsane.
Susar, seni görünce herkes;
Diyerek birbirine, “sözünü kes!”
Sırları saklamayı, alışkanlık edin;
Sonra, pişmanlık çekmeyesin.
Kınama ve Alaycılığın Kötülüğü Hakkında
Hor görme ve kınama kimseyi;
Aşağılık bir şeydir, kınamak birini.
Tanrı’nın kullarını alaya alma;
Zevk düşkünleri gibi, o çirkefe dalma!
Sana yaraşmaz, o kötü huy;
Sen, o huydan uzak dur!
Aşağılayıp, ayıplama fakirleri;
Bir şeylerle, hoş tut gönülleri!
Sakın, gönül ve kalp kırıcı olma;
Gönül kıranlar, uğrar Tanrı’nın gazabına.
Sövüp Saymanın Kötülüğü Hakkında
Oğlum, sakın bir kimseye sövme;
Kendini, cehennemin sesiyle dövme!
Yakışmaz, karşılıklı sövmek, dindar kimselere;
Kabul etmez bunu, Tanrı’ya ortak koşanlar bile.
Çok rezilcedir, aşağılık durumlar;
Onurlu olanlar, ondan uzak dururlar.
Ana baba söven, pisliği bilir mi?
Aslında, suçu üzerine alır o kişi.
Kim söylemezse, sin kaf sözcüklerini;
Tertemizdir onun düşüncesi.
Getirmez yan yana, “ya” ile “ba”’yı;
Tutarlar, Tanrı’nın emir ve kurallarını.
Şeriat, bir şeyi örtüp saklarsa;
Sen de, onun adını asla anma!
Aylaklığı Önleme Hakkında
Orayı burayı gezip de, aylak olma;
Akıl yolundan ayrılıp, çaresiz kalma!
Suçlanabileceğin bir duruma varma;
Rezillik sarığını, başına sarma!
Sokulma, her kahvehaneye ve dükkana;
Konumunu düşünerek, gez akıllıca!
Dükkan süpürgesi dedirtme kendine;
Anılma, çürük ismiyle de!
Tanrı, sana iş ve hizmet verdi;
Sen de, bil bu nimetlerin değerini!
İnsanların Çeşitli Durumlarının Açıklanması Hakkında
Kurtlar bürünmüş, insan elbisesine;
Kapılma, onların şirin dillerine!
Dostluk satan, zevk arkadaşlıkları çok;
Ancak, dürüstçe bağlılık gösterecek yok.
Sürekli çalışırlar aklını çelmeye;
Gülerler, bulaştırınca seni kötü bir işe.
Güvenme ey oğul, günümüz insanlarına;
Dikkat et, uğratmasınlar seni düş kırıklığına!
Eyvah, dünyada kalmadı bağlılık durumu;
Bin türlü deneyimle, öğrendim ben bunu.
Huyların Bulaşması Hakkında
İstersen, iki dünyada korkusuzluğu;
Yaklaştırma yanına, aşağılığı ve kötü huyluyu!
Aşağılık kişilere yakın olma;
Terbiyesizlerden uzaklaş daima!
Huylar da, uyuz gibi;
Bulaşır, çirkini ve güzeli.
Hor görüp, sefil ederler seni;
Sonra, olursun nefret edilen kişi.
Tanrı, sana akıl ve anlayış verdi;
Olma, şöhretsiz ve kötü isimli!
Senin soyun, temiz ve kötülüklerden uzak oldu;
Durum böyleyken, ar damarını çatlatman doğru mu?
Sürekli, iyilere yakın ol;
Yılanın zarar vereceğinden emin ol!
Çalıştırılan İnsanların Durumları Hakkında
Çalıştırdıklarına bak aldanma, aldatılma;
Sonradan güven onlara!
Emin olma ve güvenme sözlerine;
Ancak, hizmetlerinin hatalarını da görme!
Bilmezden gel hatalarını, vurma yüzlerine;
Dayanamayacakları işleri, onlara yükleme!
Azarlama, sözünü yumuşaklıkla söyle;
O da insandır, acı haline!
Bazen, izin ver dinlensin;
Ki, sen de, Tanrı’ya dua edesin!
Sen onun hizmetçisi olma, o sana hizmet etsin;
Bu, kuralıdır ilişkinin.
Konuşmanda ve susmanda terbiyeli ol;
Konuşurken, konumuna bak ve akıllı ol!
Herkesin konumunu bilip, zarif davran;
Onlara uyum sağlayıp, hoş davran!
Küçüklere davran kibarca,
Yaşıtlarınla görüş, ama bağlılıkla!
Saygı göster, bilgelere ve ilim sahiplerine;
Diz üstünde oturup, onları dinle!
Sessiz ol, yanlarında başlama söze;
Öğüt verirlerse, can kulağı ile dinle!
Kimseye düşmanca davranma;
Yoksa, zararları olur bunun sana.
Kötü bakışlı düşmanına gül, dost görün ona;
Başından savarsın belaları, böyle davranmakla.
Giyim Kuralları Hakkında
Dini kurallara uygun hale getir davranışlarını;
Böylece, sever seni yaratılmışların yaratanı.
Yürüyüşünle, elbisenle, terbiyeli olmaya bak;
Bu kurallarla, yüzünü edersin ak.
Özenme, çok süslü elbiselere;
Özellikle, altın ve gümüşle süslenmişlere!
Süslenmek, kadınlara yaraşır kuşkusuz ki;
Gerekir erkeğe, erkek giysisi.
Hoş elbiseler uydur kendine,
Tertemiz olsun ve de edeplice!
Evlenmenin Çeşitli Durumları Hakkında
Gayet zordur, bu zamanda evlenmek;
Bunun için gerekir, ayrıntısıyla düşünmek.
Dünya bozulmuş baştan başa,
İnsanoğlu eğilimlidir fesada.
Bu zamanda, güzel huylu bir kız bulmak zor oldu;
Namuslu kişiler, sanki şimdi sır oldu.
Evlenmeyi düşün, ama aceleci olma;
Zorluk çekip, ah edersin sonra.
İnek ve kısrak almak gibi değildir bilesin;
Hanım alıp beğenmedin mi, sonradan değiştiremezsin.
Tanrı korusun, alırsan kötü mizacı;
Büyük derttir, bulunmaz hiç ilacı.
Ne öğütle, ahlaken temizlenir;
Ne dayak ile terbiye olup düzelir.
Malını ve şanını yok eder tamamen;
Gönlün yanar, gözlerin dolar, haline bakarken.
Kadınlar, edinmişler nefreti şimdi adet;
Kalır mı hiç böylelerinde iffet?
Oğlum, hemen araştırmaya başlayalım;
Hakkın yardımıyla, bir iyi huylu bulalım!
Soyu temiz, yaradılış temiz, öyle ki;
İçlerinde, bulunur bir kız iffetlisi.
Gösterirse yüzünü, pencereden ve kapıdan;
Alma onu, güzel olsa da aydan!
Böylesi, namusunu alır ayaklar altına;
Tasasız ve bağlı bir eş olamaz sana.
Onun malına, istekli olma sakın;
Terbiyeli ve dindar olsun, yeter ki hanımın!
Hanımın, dindar ve iyi olsun;
Sen de biraz rahat olursun!
Zevk sürerken uyum içinde,
Dua edersin, babana ve annene.
Ancak, iyi huylu olsa da;
Eline fırsat verme fazla!
Onda, senden bir korku olmalı;
Ayrıca, istemeli sürekli onayını.
Eğer, görürsen uygun olmayan bir işini şeriata;
Davet et onu, terbiye yoluna!
Nedensiz olarak darılıp, azarlama;
Bazı şeylerde, hatalarını bulsan da!
Fazlasıyla öğüdüm var bu konuda;
Sen de, bunlardan bul birçok fayda!
Ayrıntılı bilgi istersen bunun hakkında,
Bulabilirsin, “Yüksek Ahlak” adlı kitapta.
Evine hizmet için, çalışman gerektiğinde;
Uyanık ol, bak dünyanın düzenine!
Çocukluktan, tembelliğe alışma;
Güzeldir bir ev, düzenli olunca!
Gereksinim duyma başkalarına;
Evinin eksiğini, gediğini kendin tamamla!
Kendin çabala, başkasına güvenme;
Evine hizmet et, “bu ayıptır” deme!
Boş konuşanlar, ne söyleseler de;
Sen, evinin işlerini düzenle!
Sonradan sıkıntı çekme,
Yetinmeyi bil ve cimrilik etme!
Yeme içmeye ve uykuya önem verme;
Davranma, bu hayvani özelliklerle!
Dünya malına aldanma;
Fakirleri yedirip içir, cimri olma!
Ne kadar çok olursa olsun malın,
Yetinme huyun, olsun alışkanlığın!
Yetinmek, tükenmez bir kaynaktır;
Yetinmek, rahat olmaya ulaşmaktır.
Savurgan kişiye hak da, halk da soğuk bakar;
Savurganın malı, elinden kaçar.
Cimrilik edip te etme hata;
Hediyeler dağıt, yerinde ve yolunda!
Uzaklaş, gösteriş ve riyadan;
Böylece, yoksun kalmazsın hoş karşılıklardan!
Boş Konuşmanın Kötülüğü Hakkında
Çeneni gevşetip, boş sözler etme;
Olur olmaz, yararsız şeyler söyleme!
Söz, insan cevherinin mihenk taşıdır;
Onunla, insan saf mı, değil mi anlaşılır.
Söz söyleme, iyice düşünmeden;
Tut söz yularını, elinden yitirmeden!
Sözün yararı çoktur, ama;
Yine de ondan gelir, binlerce bela.
Sözle bulunur saygınlık, iki dünyada;
Ancak, felakete de uğranır, yine onunla.
Sonsöz
Ciğerimin köşesi, sana özel öğütlerim budur;
Sen de öğütleri, hemen kabul buyur!
İsterim Tanrı’dan, ey gözümün nuru;
Olasın her iki dünyada, özümün gururu!
Tanrı, seni her iki dünyada başarılı kılsın;
Olgun ve terbiyeli davrananlardan olasın!
Okuyanların, yüce Tanrı yardımcısı olsun;
Tanrı’nın yiğit kullarının yardımı, yanında olsun!
Ey Zikri! İşte, bu yazdıklarım böylece bitti;
“Şiirsel Mücevherler” diye koydum ismini.
E-MAİL
asmakat2002@yahoo.com
|