Soyadını, Türkçe vekilharç(yardımcı)’tan alan ve uzun adı, Naum Panayot Hacı Lazar Bredhi olan yazar; 1797 yılında, Doğu Arnavutluk’un, Korçe(Görüce) bölgesinde yer alan Vithkuq yakınlarındaki, Bredh köyünde dünyaya gelir.Vekilharci, 1819 yılında, Vithkuq’un yakılıp yıkılmasının ardından; diğer birçok Arnavut gibi, daha iyi bir yaşam ümidiyle, Romanya’ya gider ve burada ticarete atılır.1821’de, Türklere karşı gerçekleşen, Wallachian ayaklanmasına katılır.Daha sonra, Tuna nehri üzerinde bir liman kenti olan, Braila’ya gelir ve burada avukatlık yapmaya başlar.

      Vekilharci, Yunanca kaleme aldığı bir genelgede; Arnavutların, yüzyıllar boyunca süren Türk egemenliğinin bir sonucu olarak, ne ölçüde geri kalmış ve yoksulluk içinde olduklarına değinmiştir.Buna çözüm olarak da, ülkede birliği sağlamak amacıyla, yeni bir Arnavut alfabesinin oluşturulması gerektiğini öne sürer.Ona göre, ahlaki ve siyasi çöküş; özellikle, ulusal dilin yerini, yabancı dillerin almasından kaynaklanmaktadır.O halde, ulusal dil, işlenerek geliştirilmeliydi.Müslüman, Katolik ve Ortodoks Arnavutların, ortak kullanımına elverişli bir alfabe oluşturulmalıydı.

      Vekilharci, 1824 ya da 1825 yılında, bir Arnavut alfabesi üzerinde çalışmaya başlar.1844 yılında, Yunan ve Latin harfleri dışında; Slav, İbrani ve Ermeni şekillerinden oluşan, 32 harfli bir alfabe yayınlar.”Çok Kullanışlı Arnavut Alfabesi” adlı, 8 sayfalık bu eser, büyük bir ilgiyle karşılanır ve Orta Arnavutluk’ta, özellikle; Korçe, Berat, Elbasan yörelerinde yayılır.Eser, daha sonra genişletilerek; 1845 yılında, 48 sayfalık bir kitapçık olarak, “İlkokul Öğrencileri İçin, En Yeni Arnavutça Yazım Kılavuzu” adıyla çıkar.Bu kitapçığın, uzun süre kayıp olan nüshası, Atina Gennadius kütüphanesinde bulunup yeniden basılır.

      Vekilharci, bir süre sonra, Romanya’dan ayrılıp İstanbul’a gelir.O dönemde, İstanbul patrikliği, Balkanlardaki Rum karşıtı her türlü milliyetçilikten rahatsızlık duymaktaydı.Ortodoks Arnavutların, Yunan harflerini terk ederek, Vekilharci’nin alfabesiyle yazdığını gören İstanbul Fener Rum patrikhanesi, yazarı aforoz eder.Daha sonra da, alfabeyi toplatıp yok ettirir.Çünkü, Fener Rum patrikhanesine göre; Ortodoks Arnavutlar, Rum yani Yunanlı, Katolik Arnavutlar, Latin yani İtalyan, Müslüman Arnavutlar da, Türk sayılıyordu.Patrikliğe bağlı Rum Ortodoks fanatikler,1846’da; Vekilharci’yi, zehirleyerek ya da boğarak öldürürler.

      Vekilharci’nin alfabesinin önemi, belli bir dini topluluğun gelenekleriyle, hiçbir bağlantısının olmaması ve siyasi açıdan tarafsız olmasıdır.Alfabenin harfleri, ilkel ve silik değil; zarif ve estetik biçimde düzenlenmiştir.Alfabenin tınısı, sesi, uzatıp artırma özelliği sınırlıdır.Bunun nedenlerinden biri, parasal ve teknik sorunlar; diğeri ise, yazarın 2 yıl sonra, yani, alfabenin sorunlarını, yeterince irdeleme ve düzeltme olanağı bulamadan ölmüş olmasıdır.

      Vekilharci, kaleme almış olduğu genelge, yazmış olduğu alfabe ve mektupları ile 19. yüzyılda yükselen vatansever hareketin, ülkülerini dile getirmiş olan ilk yazı adamıdır.O, Arnavut edebiyatı ile ulusal uyanışın amaçları arasında, gerçek ve sağlam bir bağ kurmuştur.

 

Kaynakça:

-History of Albanian Literature              Robert Elsie/1995

-Arnavut Alfabesi Nasıl doğdu?        Necip P. Alpan/1979


 
 
 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo. com