Bir Bayanın Göğsündeki Küçük Haça Dair         Çeviren : Murat Acar

 

Ey esenliğimin ilahi nedeni !

Ancak , senin iyiliğinle özgür olan

Ruhları ; yeniden hapsettiğin

Bu güzel Calvarium 'a* kim çıkardı seni ?

 

Oradan , serbest bırakılmazsan

Ve günah , ancak acıyla aklanırsa ,

Bu çarmıhta ben de olayım isterim ; ta ki ,

Tutku ve pişmanlık paklayana dek beni.

 

Orada ölmeyeceğim ; çünkü sana bakarken ,

Usulca bir umut doğar içimde.

Göğüslerinin ılıttığı kalbim , can bulur yeniden.

 

Ölülerin mezarlarında doğrulmalarına şaşmamalı.

Görünce , bir zamanlar can vermiş olan ,

Nasıl , iki gönül çelen arasına yerleştiriyor bir haç'ı !

 

* Hz.İsa'nın çarmıha gerildiği yer

 

Ayrılış

 

Gidiyorum ; ama bensiz çünkü sensiz.

Sana tekrar kavuşunca , kavuşacağım benliğime de.

 

Gidiyorum , ama yalnızca bir yarımla ; seninle

Kalıyor diğer yarım , ayrılık beni bölüyor ikiye.

 

Gidiyorum , azıyla kendimin , kırılgan kabuğumla.

İyisi , yüreğim ve ruhum seninle kalıyor.

 

Gidiyorum , böylesine paramparça ve almak için

Diğer yarımı ; dönene dek , eksik kalacağım böyle.

 

Güzel bir beraberlikte yeniden birleşince ;

O bütüne adayacağım kendimi tüm enerjimle.

 

Sevgiliye Dair

 

Beyazdır Carrara'nın cilalı mermeri ,

Beyazdır ineğin kaplara dökülen sütü,

Beyazdır kuğu , bembeyaz tüylerle kaplı .

Beyazdır dizi dizi el değmemiş inci ,

Beyazdır kar yeni düşmüş , henüz çiğnenmemiş ,

Beyazdır zambak , tüm tazeliğiyle koparılmış ,

Ama yine de daha beyazdır sevgilimin boynu ve yüzü ;

Mermerden , sütten , kuğudan , inciden , kardan ve zambaktan.

 

Sevgiliye

 

Göz değil senin gözlerin , parıltılı güneşler ,

Parlaklığı akıllara durgunluk veren ;

Dudak değil senin dudakların , ah , mercan kırmızısı ,

Işıltısı her duyuyu kuşatan ;

Göğüs değil senin göğüslerin , cennetin işlenmemiş biçimi ,

Arzuya zarif engelleri olan ;

Bundandır ki , o gözler , dudaklar ve göğüsler - akıl , duygu ve arzu ;

Renkle , parlaklıkla , biçimle - köreder , dondurur ve hapseder.

 

Kehribar İçindeki Arı

 

Kehribarda gizlenmiş kusursuz bir biçimde ,

Yüzüyor gibi sanki , kendi balı içinde.

 

Küçük görülmüş yaşarken , koca göğün altında ,

Oysa şimdi pek değerli , cenazesi ve kefeniyle.

 

İşte ! böyle karşılık bulmuş inançlı çalışması ,

Bu tarz bir ölümü de kendi dilemiş olmalı.

 

Nasıl övünsün Kleopatra , bir böcek yatarken ,

Kendisininkinden daha gösterişli bir mezarda.

 

Vefasızlık

 

Ne zaman ki , yakalayacaksın rüzgarı ,

Ne zaman ki ,dolduracaksın ceplerini küçük ışık parçalarıyla ,

Ne zaman ki , durulacak azgın deniz ; gözdağı verince biz ,

Ne zaman ki , avucumuza sığacak dünya ,

Ne zaman ki , ateşe elini sokacaksın hiç acı duymadan ,

Ne zaman ki , ağlarla avlayacaksın bulutları ,

Ne zaman ki , Etna dağı boğulacak gözyaşlarıyla ,

Ne zaman ki , şarkı söyleyecek dilsizler ve deliler ,

Bilgece konuşulacak , ne zaman ki , vefalı olacak talih ;

Ya da ölüm ve neşe , barınacak aynı çatı altında .

Ne zaman ki , yalan söylemeyecek şairler ve boşuna olacak uyku ,

Ne zaman ki , gözyaşlarını önemsemeyecek melekler ,

Ne zaman ki , dinlence arayacak güneş , bir mağara içinde ,

Ya da zindanda özgürlük hüküm sürecek ,

Ya da insanla dolacak çöller.

Ne zaman ki , yitecek akıl ve sözcükler tükenecek ;

Ancak o zaman , bir kadın "vefalı" olacak !

 

Bir Ölüye

 

Yatıyorsun yerde , öldürülmüş ; ben de öldürüldüm,

Sen ölümün okuyla , bense aşkın.

Kanın kurumuş senin , benimse içimde akıyor hala ,

Senin mumların var başucunda , benimse içimde saklı alevim.

 

Yüzün örtülmüş bir kefenle , hiç acı duymuyorsun ,

Benim de duygularım , korkunç karanlığa gömülü.

Elin kolun bağlı böyle , benim de özgürlüğüm

Yitik ; zincire vurulmuş zihnim.

 

Sen suskunsun , benimse sızlanıyor dilim ,

Hiçbir şey hissetmiyorsun , benimse acıyla kıvranıyor bedenim.

Cehennemin dağlayan ateşiyle kavrulmuşum , sense buz gibisin.

 

Ufalanıp toz olacaksın çok geçmeden ,

Bense , sonsuz besini olacağım kendi ateşlerimin ;

Küle bile dönüşemeden .

 

Bir Kelebeğe

 

Nazikçe , kelebek ! Yakacak ateş seni ! Tam da,

Farketmişken mumu ; ki , dikmiş parlak gözlerini yukarı.

Bu yüz gizliyor ölümün ateşini ,

Şehitliğin için böylesine istekli olma !

 

Mezarına koşuyorsun ve hain cenazene ;

Uzanıyorsun kefeninin içine;

Seni öldürenin , sana esenlik vereceği hissiyle .

Ah ! Talihsiz aşık , düşer düşmez ölüyorsun ateşe.

 

Şanslısın , çünkü mumdan aldığın bir öpücükle ;

Hissediyorsun tüm yüreğinle ,

Arzulamış olduğun hazzı.

 

Ah ! Keşke senin ki gibi bir talihim olsaydı ve

İzin verilseydi böyle ölmeme , birleşince dudaklarımız ;

Ateşi içimde alev alev yananla.

 

 Açıkgöz Bir Kız

 

"Aşk yapmak için , en iyi zaman hangisidir ?" diye sordu genç kız,

Doktora ; " Sabah mı yoksa akşam mıdır ?"

Doktor şöyle yanıtladı onu " Akşamları daha tatlıdır , ancak ,

Sabahları daha az zarar verir sağlığa !"Öyleyse ,

Öğüdünüzü tutacağım" dedi kız ve ; "Akşamları haz ,

Sabahları erkenden , sağlık için yapacağım !"

 

 

Walek 'e

 

Tek başına , kendin için , mülklerin var ve güzel giysilerin ,

Tek başına gelirin var ve para keselerin ,

Tek başına göllerin , sürülerin var , orman dolusu hayvanların ;

Sıra dışı tavırları olan sensin , tek başına.

Tek başına başkalarına giz olan bilgiye sahipsin,

Bizlere ortak olan yanın ; yalnızca "karın" !

 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo.com