 |
Ey
Güzel Komşum
Çeviren :
Hüseyin Köse
"Ey güzel Komşum ,
Kocan ne kadar da susamış!"
"Susamış olsa da ,
Fark etmez benim için.
Dans edelim biz yine;
Su var nasılsa çömleklerde ,
Alıp içsin!"
"Ey güzel komşum ,
Kocan ne kadar da açıkmış!"
"Acıkmış olsa da ,
Fark etmez benim için.
Dans edelim biz yine;
Dolap dolu yiyeceklerle ,
Alıp yesin!"
"Ey güzel komşum ,
Kocan ölmüş!"
"Ölmüş olsa da ,
Fark etmez benim için.
Dans edelim biz yine;
Kadınlar ağlasın onun için ,
Şarkıcılar şarkı söylesin ,
Papazlar da gömsün toprağa
Ve ardından şiirler söylensin!"
Benimkisi Gibi Bir Koca
Benimkisi gibi bir koca mı ,
Bir domuz yavrusuyla değiştireceğim onu!
"Git , çalış!" desem ona;
Başlar hemen sövüp saymaya.
"İpekli bir eşarp al" desem ,
"Başım açıkta!";
"Git bir önlük at" der "başına!"
"Biraz pudra al!" desem;
Hemen başlar homurdanmaya.
Desem ki:"Yaklaşıyor Paskalya ,
Çocuklar aç , açıkta!";
Üstüme yürüyüp , bağırır yüzüme ,
Elindeki süpürgeyle.
Desem ki:"Açız , fasulye getir biraz!";
Cüzdanı kolaçan eder de , tek kuruş çıkmaz.
Desem ki : "Bakla al biraz!";
Dövmeye başlar beni.
Fırından söz etsem ona ,
Yapmadığını bırakmaz.
Ama , tütünden söz etsem ;
Kalkıp başlar oynamaya.
Hele , şaraptan söz açsam;
Başlar şarkı mırıldanmaya.
Benimkisi gibi bir koca mı ,
Bir domuz yavrusuyla değiştirmeliydim onu.
Orada
Deniz Kıyısında
Orada deniz kıyısında ,
Orada sahilin yanı başında ,
Köpek yavruları yıkanırdı;
Papazın kızlarıyla.
Yıkanıp uzanırlardı , boylu boyunca kıyıya
Ve kumların üzerinde başlarlardı oynamaya.
Bir savaş gemisi gelip geçerdi ,
Ya da koca bir ordu bazen;
Poyrazın sert ıslığıyla
Ve kol kola kutup yıldızıyla.
Havalandırdı denizin kanatlarını ,
Gümüşten eteğini yukarıya;
Gümüş bacağı çıkıverirdi ortaya.
Deniz öylesine parlak ki , ışıl ışıl
Ve tüm sahil canlanıverdi birdenbire.
"Gidelim evlatlar;
Ele geçirelim , önümüzdeki
O parlak şeyi!
Eğer bir altınsa bu ,
Tümü bizim olmalı;
Eğer demirse ,
Gemiler yaparız ondan.
Yok eğer , bir genç kızsa gördüğümüz ;
Kaptanımızın olmalı!"
Tanrı ve kutsal bakire!
Lütfen , bu bir genç kız olsun;
Tam kaptanımızın gönlüne göre.
Girdim
Üzüm Bağına
Girdim üzüm bağına ,
Sanki , bir genç kız gibi ;
İşte , beni soracak olan efendi!
Gel , iyi efendim gel;
Bağbozumu törenine!
Kırk iki sepet dolduralım ondan
Ve gidelim İstanbul'a.
Başıboş dolaşalım orada;
Alalım badem şekerlerini ,
Eğlendirsin diye bizi.
Çiğnediğimiz
Bu Toprak
Çiğnediğimiz bu toprak;
Ki , bir gün gireceğiz oraya hepimiz!
Verin evlatlar elinizi;
O toprak ki , yiyecek bir gün bizi!
Toprağın ittiği bu bitki ve tomurcuklar ,
Yiyecek genç kızları ve oğlanları!
E-MAİL
asmakat2002@yahoo.com
 |