Hayatı :

      Tasavvufa bağlılığından "Kayimi Baba" , Kaderi tarikatından olduğu için de , "Kadiri" takma adını alan Kayimi;16.yüzyılın ilk yarısında , Saraybosna'da doğar.İlköğrenimini , doğduğu bu şehirde tamamlar.Daha sonra , Sofya'ya gider ve Uziçe'li Şeyh Muslihiddin'in yanında eğitimini tamamlar.Bu arada , Halveti tarikatına girer ve halife ünvanı alır.Saraybosna'ya döndükten sonra , Kaderi tarikatına katılan Sinan tekkesinin şeyhi olur.Ancak , Kayimi'nin Halveti tarikatından Kaderi tarikatına geçtiğine dair bilgiler varsa da , ne zaman geçtiğine dair hiçbir kayıt yoktur.

      1682 yılında , Saraybosna'da bir kıtlık yaşanır.Halk fakirleşirken , zenginler depolarını doldurur.Kayimi , 1683 yılında;zenginlerden , yiyecek dağıtmalarını isteyen halk kitlelerinin tarafını tutar.Onun bu tutumu ve evliya tarzı şiirleri yüzünden , Saraybosna ileri gelenleri ve hükümeti tarafından şehirden sürülür.Zvornik şehrine yerleşir.Orada büyük sevgi ve saygı görür.Aynı tür şiirlerini sürdürür.Birkaç kez Saraybosna'ya çağrılsa da kabul etmez.Yazar , 1892'de , Zvornik'te hayata veda eder.

Eserleri ve Düşünceleri :

      Kayimi'nin çeşitli şiirleri dışında , "Varidat(İçe Doğuş , Kalbe Doğuş)" adlı bir eser ve "Divan" 'ı vardır.Ayrıca , Sırp-Hırvatça olarak yazılan 3 şiiri vardır.Bu 3 şiir , en önemli şiirleri arasında yer alır.Alhamid (Arap harfleriyle Boşnakça , yani , Sırp-Hırvatça yazılan eserler) şiiri olan bu şiirlerden biri , Kandi şehrinin ele geçirilmesini anlatır.Diğeri , tütünün zararlarına değinir.Bir diğeri ise , dine dair didaktik bir şiirdir. Bunlardan , tütünün zararlarını anlatan şiir ; İslama göre , bu yarı sarhoş edici keyif veren maddenin , serbest olup olmadığının tartışıldığı bir dönemde yazılmıştır.Kayimi , Türkçeyi iyi bildiği için , bu sorunla ilgili tartışmaları yakından izlemiş olabilir.

      Bu şiirlerin dili arkaiktir.İçlerinde , pek çok Türkçe sözcük ve deyim vardır.Bundan da , Kayimi'nin Türkçeyi , Sırp-Hırvatça'dan daha iyi kullandığı anlaşılmaktadır.Bu şiirlerden , dine dair didaktik olanı , ilk kez;Mehmet Bey Kapetanoviç Lubuşak'ın , 1897 tarihli , "Doğu Varlığı" 'nda yayınlanır.Diğer şiirler , daha sonraki tarihlerde bir kaç kez yayınlanır.

      Kasideler biçiminde yazılan "Varidat" ;sonraları , özellikle 18.yüzyılda , birçok kez çoğaltılmıştır.Bu yüzden , çok iyi korunmuştur."Varidat" , o zamanki insanların sosyolojik yapısını anlatan , kültürel ve tarihsel bir kanıttır.Eser , her şeyden önce , psikososyolojik belge olarak görülebilir.

      "Varidat" 'taki tasavvuf şiirleri , Nostradamus'un öngörülerine benzer bir biçimde , gelecekteki olayları anlatmaktadır.Kayimi , onomanti (harflere sayısal değer vererek , geleceğe dair öngörülerde bulunma ilmi)ile uğraşarak , bazı olayları öngördüğünden ;sadece halkın değil , Osmanlı imparatorluğunun yüksek makamlarında bulunan , seçkin kimselerin de ilgisini çekmiştir.Savoy'lu Eugene'in saldırısını ve bunun Bosna'da doğuracağı yıkımı öngörmüştü.Ayrıca , Osmanlı imparatorluğundaki çeşitli haksızlıkları eleştirmiş ve bunların düzeltilmemesi durumunda , imparatorluğu kötü bir sonun beklediği yorumunu yapmıştır.

      Kayimi , kasideler şeklinde yazdığı "Divan" 'ında;derin bir mistik anlatımla , Tanrı'ya karşı sarsılmaz inancını ve tarikata bağlılığını anlatır."Divan" 'daki dizelerde , Kayimi'nin yaşam tutumu ve felsefesi sezilir.Bu felsefe , Tanrı önünde boyun eğme ; ancak , insanların eşitliği için savaş felsefesidir.Kayimi'ye göre , gerçeğin özüne erişen herkes , Tanrıyla özdeş olabilir.

      Kayimi'nin , "Divan" 'daki görüşleri şu şekildedir :

      Tanrı'nın öğretilerini tanımak ve öz gerçeği(Tanrı) bilmek , birey için özel bir niteliktir.Bunu edinmek için;bir yandan öğrenim , diğer yandan da zikir gereklidir.Zikir yapan kişi , Tanrıya teslim olarak yüksek derecelere ulaşır;öz gerçeği duyup sezer.İnsan , Tanrı'ya ulaşmanın yolunu kendi kalbinde bulmalıdır.İlahiliğe ulaşmanın yolunu bulmak , herhangi bir tarikata girmenin ilk koşuludur.

      İnsan , kendi özünü Tanrı'da bulur.Özüne gir , gözlerini aç;görünen o yüzden , onun varlığına ulaş!Karanlık köprüyü (dünya) geç!Perdenin arkasındaki gerçeği gör!Kuşkudan arınmış olmayan gerçeğe , kalbini açma!

      Kendisiyle aşırı derecede ilgilenen insan , hiçbir zaman Tanrı'ya ulaşamaz.Kendini bencillikten arındıranlar , kendi özlerini Tanrı yardımıyla görürler.Tanrı'ya dayanmayan bireyin , sonsuzlukta payı olmaz; o , birey olarak var olamaz.İnsan , var olan anlamını , bencillik dışı davranışlarında ve kendini Tanrı'ya adamakta bulur.

Sanatı :

      Kayimi , Bosna-Hersek'in kültür tarihinde , çok önemli bir yer tutmaktadır. Türkçeyi iyi bilmesi ve derviş ülkülerinden esinlenmesi , Kayimi'yi;Türk dilinde yazan bir divan şairi yapmıştır.Kayimi de , Şeyh Bedrettin gibi , isyancı ve devrimciydi.Geniş halk kitlelerince sevilen şiirlerini ; Sünni tasavvufçuluğun ülkülerine bağlı , ancak , Şii tasavvufunu da tanıyan biri olarak yazmıştır.

      Dili , oldukça özgün ve halk diline yakındır.Bu yüzden , kimi edebiyat tarihçileri; dilinin , kaba ve bayağı halk deyimleriyle dolu olduğunu söylemişlerdir.Oysa , halk tarafından sevilmesinin ve şiirlerinin , Osmanlı imparatorluğundaki birçok tekkede söylenmesinin nedeni , belki de budur.Ancak , Kayimi , musammat şiir biçimlerinden olan Tardiye'yi de kullanmıştır.Gazele benzeyen Tardiye'de 5.dize , öteki 4 dizeye uyaklı değildir.Bu şiir türü;birkaç 5'lik dizeden değil , 5 beyitten oluşur ve bbba - ccca - ddda şeklinde uyaklandırılır.Ancak , bu tür , divan şiirlerinde pek kullanılmamaktaydı.

Kaynakça :

- 17.Yüzyılda Bosna Divan Şairi Kayimi                     Fehim Nametak
                                                    Çevren Dergisi   No : 7 Ekim 1975

- Doğu Dillerinde Yugoslav Yazın Yaratıcılığının          Fehim Nametak
           Tür ve Biçimleri Çevren Dergisi              Özel Sayı Mayıs 1984


 
 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo. com