Hırvatistan'da teatral oluşumların başlangıcı, Latince kaleme alınan ve kiliselerde oynanan liturjik oyunlardır.Ulusal özellikler taşımayan bu dramalar, kilise kitaplarının ayrılmaz bir parçası olarak, günümüze kadar gelmiştir.Bu oyunların çoğu, paskalya ya da yortu ayinlerine aittir ve 14. yüzyılın başına kadar devam etmiştir.

      15.yüzyılda, halkın gözde tiyatro oyunları, azizler hakkında söylencelerin dramlaştırılmasıyla ortaya çıkan, " Mucize ( Miracle ) " oyunlarıdır.Bunların en ünlüsü, 1500 dolaylarında kaleme alınmış olan, " Aziz Margaret'in Acısı " adlı oyundur.Eserin birkaç kopyası vardır.Bu da, yaygın olarak sahnelendiğinin bir kanıtı sayılabilir.14. ve 15. yüzyılda, Hırvat tiyatrosunun merkezi haline gelmiş olan Dubrovnik'te sahnelenen oyunlar, iki ana damardan besleniyordu.Bunlardan biri, Akdeniz insanının doğaçlamalar üzerine kurulu tiyatrosu; diğeri, Orta Avrupa saray tiyatrosuydu.

      16.yüzyılda ortaya çıkan teatral biçimler, yine kilise çevresinde gelişmiştir.Meryem'in ağıtının ya da ağlamasının dramatik bir motif olarak yaygınlaşması; " Acı " temasının, İsa'nın acısı olarak dramatize edilmesine yol açar.Buna en iyi örnek, 1556 yılında, Glagolitik ( Kiril ve Metodiy kardeşlerin Yunan alfabesine dayanarak Slavon-Hırvat dilindeki Glagol yazısı ) yazıyla kaleme alınmış olan, " Kurtarıcımızın Acısı " adlı eseridir.

      Rönesans dönemi, Hırvat tiyatrosunun olgunlaşma dönemidir.Bu dönemde tüm teatral etkinlikler, Dubrovnik ve Hvar kaynaklıdır.Dzore Drzic, Mavro Vetranovic ve Nikola Naljeskovic'in kaleme aldığı pastoral oyunlar, yine Naljeskovic'in yazdığı komediler ve İ. Crijevic'in yazdığı hümanist tiyatro eserleri, bir dönemin göze çarpan oyunlarıdır.

      Ancak, Marin Drzic'in komedileri, tüm Rönesans dönemi içinde ayrı bir yere sahiptir. Evrensel bir dehaya sahip olan bu yazar, diğer tiyatro yazarlarından farklı olarak; eserlerinde, doğduğu şehir Dubrovnik'in portresini çizmiş ve şehrin sosyal yaşamını ustaca betimlemiştir.Drzic, Rönesansın tüm deneyimlerinden yararlanarak; gerçek dünyayı, Dubrovnik'in kır yaşamıyla kaynaştırıp zenginleştirmiştir.

      17. yüzyılda, Hırvat tiyatrosu; tüm Avrupa'da olduğu gibi, İtalyan tiyatrosunun barok etkileri altındadır.Bu etkileşimle, Hırvat tiyatrosu; müziği, gösterinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul etmiş ve melodram türünde eserler ön plana çıkmıştır.Bu döneme damgasını vuran en önemli yazar, İvan Gundulic'tirYazarın, barok özellikler taşıyan eserlerinde, mitolojik ve düşsel konular egemendir.Ayrıca, 1629-1652 yılları arasında, Dubrovnik tiyatrosuna damgasını vurmuş olan Junice Palmotic, " Atalanta " oyunu ile ün kazanmıştır.

      İlk Cizvit tiyatrosu, 1600'lerin başında; Kuzey Hırvatistan'ın, sonradan tiyatro merkezi olacak olan Zagreb'te kurulur.Bu, Cizvitlerin kiliseye bağlı okul tiyatrosudur.Bu tiyatrodaki ilk gösterim, 1607'den sonra gerçekleşmiştir. Önceleri, Latince oyunlar sahnelenirken; sonraları, Hırvatça oyunlar sergilenir.İlk kapalı tiyatro ise, 1612'de, Hvar'da kurulmuştur.Bir cephaneliğin yerine kurulan bu tiyatro, tümüyle halka açıktı.

      1637'de, " Varazdin Ulusal Hırvat Tiyatrosu " kurulur. Tiyatro oyunları, bu tarihten 1771 yılına kadar, Cizvit tiyatrosunda, Cizvit eğitiminin etkisi altında oynanmıştır.1682'de, Dubrovnik'te, yine bir cephanelik üstüne tiyatro kurulur.Dubrovnik'teki Barok Tiyatrosu, oldukça yetenekli ve donanımlı bir oyuncu kadrosuna sahipti. 17.yüzyılın 2. yarısı ile 18.yüzyılın 1. yarısında, tiyatro çevrelerinde önem kazanmış 10 kumpanya, şehirde oyunlar sergilemekteydi.

      18.yüzyılın başlarında, teatral etkinlikler, Fransızcadan yapılmış uyarlamalar düzleminde oluşuyordu.Özellikle, Moliere'in komedileri uyarlanıyordu. Yazarın, 34 oyunundan 23 tanesi uyarlanarak, Dubrovnik'te sahnelenmiştir. Moliere dışında, Corneille ve İtalyan tiyatrosundan da, Metastasio'nun eserleri çevrilmiştir.Ancak, önceleri, Commedia dell'Arte kumpanyalarının ve sonra da, opera topluluklarının etkisiyle; yüzyıllardır süregelen ve amatör geleneğe dayanan Hırvat tiyatrosu, profesyonel sahne ustalarının etkinlikleriyle başa çıkamadığı için, giderek canlılığını yitirir.

      Kuzey Hırvatistan'da bulunan barok tiyatrosu ise, Cizvitlerin pedagojik etkisi altındadır. Sahne dekorları, barok tarzında hazırlanır ve oyuncular da, düzenli ders alan kişilerden seçilirdi. 1600'lerin başında, Zagreb'te kurulan bu tiyatro, 18. yüzyıl boyunca gelişim göstermiştir. Tiyatro, 1772'ye kadar, kiliseye bağlı liselerde etkinliğini sürdürmüştür. Tarikat dağılınca, Cizvitler Hırvatistan'ı terk ederler. 1788'de ise, Varazdin'deki ilk halk tiyatrosu kurulur.

      Cizvitlerin gidişinden 20 yıl sonra, Kaptol'daki, Zagreb Romen Katolik papaz okulunun tiyatrosu gösterime başlar.Özellikle, karnaval günlerinde; Alman yazarlardan, Kajkavca (Zagreb'te konuşulan bir çeşit Yugoslav diyalektiği ) yapılmış, çeviri ve uyarlamaları sahneliyorlardı.Oyuncular, okul öğrencileriydi ve oyunu yöneten profesörler gibi kimliklerini saklayarak, oyunu anonim sunuyorlardı. Kuzey Hırvatistan'ın diğer şehirlerinde, Almanca oyun sergileyen tiyatrolar ortaya çıkar. Bu kumpanyalar, Zagreb'te, 1860 yılına kadar; diğer yerlerde ise, daha uzun süre etkinliklerini sürdürmüşlerdir.

      Bu döneme ait en iyi örnek, Kajkav diyalektiğinde komedi yazan Titus Brezovacki'dir. Bu yazarın " Matijas Grabancijas Dijak " adlı komedisi, 1804 yılında, Aristokrat Yatılı Okulunda oynanmıştır.Brezovacki, oyunlarında, döneminin batıl inançlarını hicveder. Komedi teknikleri konusunda yeteneklidir. Onun oyunları, tiyatronun insanlar üzerinde ne denli etkili olduğunu göstermektedir. 1805'te, Rijeka Tiyatrosu kurulur.

      1834'te, Zagreb'in Marko meydanında, bir tiyatro binası inşa edilir. 750 koltuklu bu tiyatronun inşası, Hırvat tiyatrosunun düzene girmesi için ilk adımdır. Novi Sad'lı oyuncular tarafından, İlirya dilinde oynanan birkaç oyun dışında; bu tiyatroda, 1840 yılına kadar, Alman tiyatro toplulukları sahne almıştır. Halk, bu olaya tepki gösterince; 1840'ta, İvan Kukulyevic Sakcinski'nin Hırvatça oyunu, " Juran ve Sophia ya da Sisak'taki Türkler " oynanır. 1846'da, ilk Hırvatça opera olan, Vatroslav Lisinski'nin, " Aşk ve Kin" adlı eserinin galası yapılır. 1859'da, Split tiyatrosu kurulur.

      Zagreb tiyatrosu, 1860'da, Ulusal Drama Tiyatrosu adını alır. 1861'de, Hırvat parlamentosu, Ulusal Tiyatro'ya mali destek sağlamak için; Avrupa'daki, diğer ulusal tiyatrolarla aynı statüyü sağlayan yasayı onaylar. 1864'te, Dubrovnik;1866’da ise, Osijek tiyatrosu kurulur. Bu yıllarda, artık, Alman tiyatro geleneğinden kopuş başlamıştır. 24 Kasım 1869'da, Zagreb Ulusal Tiyatrosu aktörü Toto Lesic, şu açıklamayı yapar:
" Yarından başlayarak, bu tiyatroda, sadece Hırvatça oyunlar oynanacaktır. "

      1870'de, kompozitör İvan Zajc yönetiminde, Hırvat operası kurulur.Dünyaca ünlü sanatçılar, artık bu sahnede oyunlarını sergilemektedir. 1873'te, Varazdin'de, günümüze kadar gelecek olan Halk Tiyatrosu kurulur.Bu tiyatronun çizimlerini, ünlü Viyana'lı mimar, Hermann Helmer yapmıştır. 1881'de, Hırvat parlamentosu, Zagreb'te yeni bir tiyatro binası inşasını onaylar. Ancak, bina yapım sözleşmesi, 1 ocak 1894'te yapılır. Mimarlık şirketi, Viyana'lı Helmer ve Fellner şirketidir. 11 şubat 1894'te, Ulusal Tiyatronun başına Stjepan Miletic getirilir. 14 ekim 1895'te ise, bina tamamlanarak, Avusturya-Macaristan imparatoru 1. Franz Joseph tarafından açılışı yapılır.

      Stjepan Miletic, klasik hırvat yazarları olan, Drzic ve Palmotic dışında, modern yazarların oyunlarını da sahneye taşımıştır. Ayrıca; Shakespeare, Moliere, Goldoni, İbsen ve klasik Rus yazarlarının eserlerinin sahneye konulmasına olanak sağlamıştır. 1896'da kurulan Hırvat Drama Okulu, sonradan açılan tüm oyunculuk okullarının temelini oluşturmuştur. 1898 yılında da, Varazdin Tiyatrosu'nun ilk profesyonel Hırvat topluluğu kurulur.

 

Kaynakça:

- History of Croatian Theatre              Nikola Batusic/1994

-History of the Croatian National Theatre in Zagreb

-Croatian National Theatre in Varazdin


 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo. com