Çeviren:
Ferihan Hasan Panayır
İlim hepimizin kapısını çalıyor;
Çalan zil, ağırbaşlılığın zilidir.
Yeryüzünde ayrılıncaya kadar,
Gökyüzünde bir bayram havası var.
Felsefenin o eski dostları,
Toplanmış masanın etrafında.
Nerede olursan ol, sadece teoriyi ara;
Pratik felsefe var burada!
Siz öğreten insanlar, doğruyu seçenler;
Adlarınız, birer yıldız gibi parlamakta!
Öğretileriniz karşısında,
Küçük kalıyor stoacılar da.
Aslında, hepimize düşen görev;
Sanatsal yönden, zengin ve onurlu bir insan
olmak.
Kim durur ya da düşerse,
Bayrağını devretmeli bir diğerine.
Bütün deyişler öğretir bize,
Gözüpekliğin, en büyük erdem olduğunu.
O durmalı, kalmalı onurun göstergesi olarak
Ve düşmeli, biz de düştüğümüzde.
Sabırla beklemeliyiz;
Ne kadar sabredersek, o kadar olgunlaşır ruhumuz.
“Kal! Ya da kalmalısın!” deriz o zaman;
Kaderimizi hakkıyla taşımalıyız.
Büyük bir güvenle sarmalıyız birbirimizi,
Bizler dostuz ve yaşadıkça,
İçeceğiz birlikte;
Ta ki, Bacchus, yaşam alevimizi söndürünceye
değin.
Yapabileceğimiz tek şey,
Söyleyeceklerimizi tartmak.
Bir başkası söylemeli bizim yerimize;
Bardağı, ağzına kadar doldurmalı sadece.
Hepimizin, kendine özgü bir erdemi var,
Birimiz, Cato için gitmeli bu yüzden;
Görmek için gökyüzündeki, yeryüzündeki ilmi
Ve görmek için saygısızlığın yükselişini.
U’ları, S’lerden ayıramadığımız zaman,
Evine geri dönecek ilim.
Bir ordu dolusu Sokrates olacak;
Günahkar teraziler, saygıyla tartacak.
Dilbilimsel İçki Şiiri
(Seçmeler)
Gerçek bir kulüpte,
Birlikte eğlenmek,
Bütün zorunluluk ve hüzünlerden uzaklaşmak için;
İçiyoruz şimdi!
Dinle bak, görevimiz neymiş,
Yeminler ediyoruz,
Yeminler üstüne;
Taç yerini bulsun diye!
Birileri kuralsızca içtiğinde,
Olabileceği tek şey,
Sarhoşluktur.
Sarhoşluğun alçak patikası,
Öğrenmenin bir yoludur;
İçerken öğretir insanlara,
Sadece ilimle yükselmeyi.
Doğru neden ve esin,
Can damarıdır bestenin.
Bu, her zaman en iyi nedenidir,
Kötü yola düşmenin.
Her kim, oturamayacak duruma geliyorsa;
Doğruca çekilmeli sonsuza kadar,
İçenlerin yanından!
Burası, hep bildiğimiz,
Hep içtiğimiz yer.
Hep yükseklerde olacağız,
Kendimizden geçeceğiz!
Oysa, kalbimizin derinliklerinde,
Arzulardık hep,
Sevilen kişi olmayı.
-İ hali, elimizden
Akıp gidecek sanki;
Kötü ruhlar, onu
İzliyormuşcasına.
Kötü söz söylemeden önce,
Düşünmek gerek.
Kulübün bünyesinden,
Kötülükleri kovacağız!
Seslilerin olduğu bu yerde,
Size Bacchus anlattı;
Çağrının büyük önemini.
Göğüslerinizi doldurun,
Punç’ın gücüyle!
Kulüp yıkıntıya dönüştü,
Ayni, –den hali gibi;
Daha yapacak ne kaldı?
Büyük bir amaçla kardeşler,
Dilbilgisi için,
Yöntemsizlikten uzak olmak için.
Bilinçsizce içmekten uzak olarak,
Ölmek nasip olsun bize;
Adımız yere düşmesin!
Ama, bir içki bağımlısı yine de,
Saat 4’te başlar içmeye.
E-MAİL
asmakat2002@yahoo. com
