 |
Hayatı :
Botev , 5 ocak
1848'de , Rumeli'ye bağlı Filibe yakınlarındaki , Kalofer kasabasında
dünyaya gelir.Babası , Odesa'da ruhani bir okulu bitirmiş öğretmen , yazar
ve uyanış döneminin önemli bir kişisi olan Botyo Petkov'dur.Yazar ,
babasının etkisiyle , daha çocuk yaşında Rus edebiyatına büyük ilgi
duymuştur. Halk dilini ve şiirini , 400'den fazla türkü bilen annesinden
öğrenmiştir.İlkokulu doğduğu şehirde bitirir.1863 yılında , lise öğrenimi
için Odesa'ya gönderilir.Botev , bu şehirdeki liselerden birinde , burs
alarak okumaya başlar.Burada , Çernişevski , Dobrolyubov , Herzen gibi Rus
yazarlarını inceler ve 1860'ların devrimci ruhunu ve nihilizmi
benimser.1864'te , Rus devrimci hareketine katılır.
1866'da , aldığı
burs kesilince , liseyi bırakmak zorunda kalır.Bir süre , güney Rusya'nın
bir köyünde öğretmenlik yapar.1867'de , Bulgaristan'a döner ve Kalofer'de
hasta olan babasının yerine , öğretmenlik yapmaya başlar.Kiril ve Metodiy
kardeşlerin doğum yıldönümü kutlamaları nedeniyle söylediği ateşli bir
söylev yüzünden , yöneticilerle başı derde girer.Babası , öğrenimine devam
etmesi için , onu yeniden Rusya'ya yollamak ister.Ancak , parasal nedenler
yüzünden; Rusya yerine , Romanya'nın Braile şehrine gider.Burada ,
Voinikov'un , "Dunavska Zora" gazetesinde çalışmaya başlar ve Bulgar
sığınmacılarının sorunlarıyla ilgilenir.
1868'de , Hacı
Dimitr ve Stefan Karaca'nın çetelerinin Tuna nehrini geçerek ,
Bulgaristan'a girmesinden cesaretlenen Botev;Jelyo Voyvoda'nın çetesiyle ,
Bulgaristan'a geçmeye hazırlanırken , ailesine vasiyetini yazar.Bu vasiyet
"veda" şiiridir ve bu şiir;yazarın , 1871'de çıkarmaya başladığı , "Bulgar
Sığınmacılarının Sözü" ya da kısa adıyla "Söz" dergisinde yayınlanır.Botev
, aynı yıl , Bükreş'teki Bulgar devrimci merkez komitesine başkan
seçilir.Paris komününe olan sempatisini de dile getiren yazar , komite
adına , 20 nisan 1871 tarihinde , "İnanç Sembolü" adlı bildirisini
yazar.Daha sonra , bu bildirileri , veliçko Popov ile birlikte ,
Romanya'nın çeşitli yerlerine kurdukları komite binalarına bırakırlar.
Botev , 1872'de
tutuklanır.Hapisten çıktından sonra , yeniden Bükreş'e yerleşir. Burada ,
önceleri , Karavelov'un çıkardığı , "Özgürlük" ve "Bağımsızlık"
gazetelerinin yayınında yardımcı olur.Daha sonra , 1873'te "Çalar Saat" ,
1874-75 yıllarında ise , "Bayrak" adlı gazeteleri çıkarır.1875'te ,
Bulgaristan'da ayaklanma hazırlığı başlayınca;Botev , bu ayaklanmayı
örgütlemek için , Odesa'ya gider.Bu arada , Romanya'daki sığınmacı
merkezlerini dolaşır.1876'da , "Yeni Bulgaristan" adlı gazeteyi
çıkarır.Bir ara , İstanbul'a gider ve Rus elçisi İgnatiyev ile görüşerek;
Rusya'nın , Bulgaristan hakkındaki düşüncelerini öğrenmek ister.1876 Nisan
ayaklanması başlayınca , Botev;Romanya'da kurduğu 200 kişilik çetesiyle
birlikte , buharlı bir Avusturya gemisiyle Tuna'yı geçerek , Bulgaristan'a
ulaşır.Çeşitli yardımlarla , batı Balkanlar'daki veslets Dağı'na kadar
gelir.Burada , Osmanlı ordusuyla karşılaşır.Çete kuşatılır.Botev , 20
mayıs 1876'da çıkan çatışmada öldürülür.
Eserleri :
Botev , 22 şiir
yazmıştır.Ayrıca , çok sayıda;makale , deneme , yergi , mektup ve
feyletonları vardır.Botev , ilk şiirsel itirafını , "Annem'e" adlı
şiiriyle yapmıştır. Şair , annesine , böylesine büyük bir dava uğruna
ölürse , ardından ağlamamasını vasiyet eder.Botev , kendi trajik
geleceğini sezmiş gibidir.Bu şiir , Slaveykov'un "Gayda" gazetesinde
yayınlanır.Daha sonra , "Erkek Kardeşime" adlı şiirini yazar. Bu iki
şiirinde , acı ve yalnızlık vardır.1871'de "veda" adlı şiirini yazar."Söz"
gazetesinde yayınlanan bu şiir , Botev'in bir çeşit vasiyetidir.Şiirde ;
isyancı görüşlerini , savaşa hazır olduğunu , vatanına duyduğu sevgiyi ve
Osmanlılara duyduğu öfkeyi dile getirir.
"Söz" gazetesinde
, yazarın ayrıca;"Çeteciler" , "Kocaya Kaçan" , "İlk Aşkıma" , "Mücadele"
adlı şiirleri de yayınlanır."Çeteciler" 'de isyan hakkındaki iyimserliğini
, "İlk Aşkım" 'da ise , yeni duygular ve yeni yüzlerle isyanın romantik
görüntüsünü çizer.
Botev'in
şiirlerinden başka , bir de baladı vardır.Bu baladın konusu , Hacı Dimitr'in tehlikelerle dolu olan bir seferidir.Hacı Dimitr'in serüvenleri
ile ölümü arasında , bütünlüklü bir kıyaslama yapılır.Yazar , ünlü
çeteciyi;kendini halkına ve vatanına adamış olan bir kahraman olarak
sunar.Şiirdeki birey , halk ve vatan sorunudur.Botev , bu şiirde ,
duygusallığı aşmış;eski kalıp ve ilkeleri terk ederek , halk şiirinin
etkisiyle , romantizme yaklaşmıştır.Botev'in yazgısını açığa vuran bu şiir
, önsezi ve öngörüleri açısından da önemlidir."Hacı Dimitr" , tüm Bulgar
edebiyatının en tanınmış şiirlerinden biridir ve Botev'in , en vatansever
yaratımı olarak kabul edilir.
Botev , 1873
yılında , Dua" adlı şiirini yazar.Bu şiir , siyasi ve sosyal bir
itirafnamedir.Şiirde , şairin geleceğe olan inancı belirtilmiş ve lirik
kahramanın yüzü ortaya çıkmıştır.1875'te , "Vasil Levski'nin İdamı" adlı
şiirini yazar.Şiirde , çekilen acıların yanı sıra;Levski'nin kişiliği ,
eylemleri ve mücadeleleri övülerek anlatılır.Botev , 1875'te şiirlerini
toplayarak , "Botev ve Stambulov'dan Türküler ve Şiirler" adı altında
yayınlar.Kitabı hazırlarken , şiirleri birçok kez gözden geçirmiş;eski
sözcükleri ayıklayarak , üslubunu güzelleştirmiştir.
Botev'in , çeşitli
gazetelerde yazdığı düzyazılarının bazılarının dökümü şu
şekildedir;(Düzyazıların türü , parantez içinde verilmiştir.)
A) "Davul"
gazetesinde çıkan düzyazılar :
- Siyasi Olaylara Bir Bakış (Yergi ve Mizah) 8
Eylül 1869
- 1870 yılı , Bulgarlara Ne Getirecek? (Yergi ve
Mizah) 13 Ocak 1870
- Bildiri (Yergi ve Mizah) 13 Ocak 1870
- Şehirlinin Ev Hayatı (Yergi ve Mizah) 12
Haziran 1870
- Siyasi Olaylar (Yergi ve Mizah) 20 Haziran 1875
- Pişman Olmuş (Yergi ve Mizah) 30 Haziran 1875
B) "Söz" gazetesinde
çıkan düzyazılar:
- Halk;Dün , Bugün ve Yarın (Makale) 10 Haziran
1871
- Halk;Dün , Bugün ve Yarın (Makale) 25 Haziran
1871
- Tefrika (Makale) 10 Haziran 1871
- Tefrika (Makale) 25 Haziran 1871
- Petruşan (Makale) 08 Haziran 1871
C) "Özgürlük"
gazetesinde çıkan düzyazılar :
- Mithat Paşa'nın Düşmesi (Muhabir Mektubu) 14
Ekim 1872
D) "Çalar Saat"
gazetesinde çıkan düzyazılar:
- Ah Zaman , Ah Töreler! (Yergi ve Mizah) 1 Mayıs
1873
- Dolap (Yergi ve Mizah) 10 Mayıs 1873
- Papaz Fabrikası (Yergi ve Mizah) 10 Mayıs 1873
- Öğretmen Kalıbı (Yergi ve Mizah) 10 Mayıs 1873
- Dinlenen Konuşma (Yergi ve Mizah) 10 Mayıs 1873
- Görülmüş Olay (Yergi ve Mizah) 10 Mayıs 1873
- Söylenmiş Söz (Yergi ve Mizah) 10 Mayıs 1873
- Sizi de Bekleyen Budur! (Deneme) 20 Mayıs 1873
E) "Bağımsızlık"
gazetesinde çıkan düzyazılar:
- Böyle Şerefsizce Yaşamaktansa;Ölüm ,
99 Kez Daha İyidir! (Muhabir Mektubu) 9 Haziran
1873
- Biliyor musun , Biz Kimiz? (Deneme) 9 Şubat
1874
- Biliyor musun , Biz Kimiz? (Deneme) 16 Şubat
1874
- Lojova Köyü Yaşlıları (Muhabir Mektubu) 2 Mart
1874
- Karakocalı Köyünde (Muhabir Mektubu) 2 Mart
1874
- Çok Emek ve Çok Çaba Gerek! (Muhabir Mektubu)
23 Mart 1874
- Türk Reformları ve Gerçek Durum 6 Nisan 1874
- Bir Alay Şarlatan , Halkı , Kapıdan Kapıya
Gezdiriyor (Muhabir Mektubu) 1 Haziran 1874
- Bulgar Halkı Toplum İşleriyle
Uğraşmaya Başlamış (Muhabir Mektubu) 31 Ağustos
1874
- Doğu Sorununun Çözümü;Diğer Birçok
Toplumsal , Uluslararası ve İktisadi Sorunları
Çözecektir (Muhabir Mektubu) 7 Eylül 1874
- Çoktan Uyumuşları Niye
Sinirlendireyim?(Muhabir Mektubu) 28 Eylül 1874
- Yazar ve Gazetecilerin Görevleri (Deneme) 12
Ekim 1874
F) "Bayrak"
gazetesinde çıkan düzyazılar:
- Yüksek Ruhanilerin Yolsuzlukları (Muhabir
Mektubu) 22 Aralık 1874
- Eğer Ayaklanmazsa , Lanet Olsun Halka! (Muhabir
Mektubu) 5 Ocak 1875
- Niçin ve Kimin İçin Yazıyorum Ben? (Muhabir
Mektubu) 19 Ocak 1875
- Şumen Olayı (Muhabir Mektubu) 2 Şubat 1875
- Siyasi Kış (Deneme) 2 Mart 1875
- Bizim Proleterya Büyüyor! (Muhabir Mektubu) 16
Mart 1875
- Ey Tanrım , Sana Şükürler Olsun! (Eleştiri ve
Bildiri) 2 Mayıs 1875
- Görkemli Türk Sultanı (Eleştiri ve Bildiri) 6
Temmuz 1875
- Hersek Ayaklanmasından İzlenimler (Muhabir
Mektubu) 27 Ağustos 1875
Sanatı ve Görüşleri :
Botev'in coşku
verici şiirleri;kendini bilmenin , bir tür dramını yansıtır.Vatansever bir
insanın görevleri adına , kalbinde ne varsa , onu anlatmıştır.Bu nedenle onun
şiirinde , vatanı için şehit düşmüş insanlar ve kahramanlar ağırlıklı bir
yer tutar.Botev , yazdığı şiir ve düzyazılarda , kahramanlarını
ülküselleştirir.Fiziki ve ruhsal güzelliklerini betimler.Yazar , ilk
şiirlerinde , bireyin ve halkın kaderi sorununa eğilmiştir.Şiirlerinin birçoğunda ise , ölüm duygusu , baskın bir duygudur.
Botev ,
esinlenmesinin yüceliğiyle , diğer tüm Bulgar Rönesans şairlerinin ötesine
geçmiştir.İmgeleminin gücü , yarattığı heyecan verici atmosfer , şiirinin
teknik yetkinliği ve dil kullanımındaki ustalığıyla , büyük bir şairdir
o.Sıklıkla , halk şarkılarına yakın olan şiirleri , tüm Bulgarların ruhuna
seslenir.Dizelerinin içerdiği ritimlerin çeşitliliği , onun şiirlerinde ,
olağanüstü bir yaratımı açığa vurur. 8 heceli uyaksız şiirlerinden
bazıları , sıkça yapılan yinelemelerle , halk şirinin temelini derinden
etkilemiştir.Botev'in şiirleri , teknik kusurları da içerir.Ancak , güçlü
ve anlık anlatım bakımından , bu şiirlerde;güzellik ve yetkinlik vardır
yine de.Şiirlerinde , romantizmin ögeleri kadar , derin gerçekçi ögeler de
vardır. Botev , romantizm bakımından;Puşkin , Lermontov ve Byron'la
birlikte anılır.
Botev , şiirde
olduğu kadar , mizahta da yetkindir."Çalar Saat" adlı mizah gazetesinde ,
toplumun ve döneminin kusurlarını alaya alan , fıkra ve taşlamalar
yazmıştır.Onun eleştirel yönü , sadece mizahi türlerde değil;Bulgar
edebiyatı hakkında yazdığı değerlendirme yazılarında da görülür.
Botev'in Sosyal ve Siyasal Görüşleri :
28 yıl gibi kısa
bir hayatı olan Botev , toplumsal gelişmenin en ilerici çizgisinden ,
hiçbir zaman ayrılmamıştır.Bütün insanlara mutluluk sağlayacak olan ,
doğrucu bir toplum düzeninin kurulması düşüncesi , onun esin kaynağı
olmuştur.Onun ideolojik gelişmesi , Bulgaristan'ın;toplumsal , ekonomik
gerçeği ve Rus felsefi düşüncesinin etkisi altında olmuştur.
Botev'in ele
aldığı temel düşünce;Osmanlı feodalizminden ve onun dayanağı olan Bulgar
çorbacılarıyla(halkın Hıristiyan ileri gelenlerine taktığı ad) , dini
önderlerinden kurtuluşudur.Ona göre , Bulgar çorbacıları , bütün
kötülüklerin başı ve halkın en azgın düşmanıdırlar.Tüccar-sanayici
burjuvazisi , halkına ihanet etmiştir.Dini önderler ise , ilericilik ve
kurtuluşun başlıca düşmanlarıdır.Her akıllı ve namuslu insan , dinden ve
aptalca inanışlardan kurtulmalıdır.Çünkü , bu tip inançlar , insanın akli
ve fiziksel gücünü yok etmektedir.Çarları ve Papayı koruyan Tanrı'ya karşı
gelir Botev.Kölelerin koruyucusu ve küçümseyici bakışların cezalandırıcısı
olan "Akıl Tanrısı" 'na ise , çağrıda bulunur.
Botev , insanlık
ve özgürlük adına;halkın gücünü parçalamak , onun siyasi ve manevi
kurtuluşunu geciktirmek için yaratılan , her türlü sahte ilim ve siyasi
kuramlara karşı gelmiştir.Ona göre , Avrupa ve Amerika'daki burjuva
demokrasileri de çıkmazdadır.Yazar , Avrupa ve Amerikan burjuvazilerinin
gerici niyetlerine rağmen;Avrupa'ya karşı , daha ılımlı görüşler içindedir
ve şöyle demektedir : Avrupa'ya körü körüne öykünmemeliyiz.Avrupa'dan ,
bize ve insanlığa yararlı olanı almalıyız.
Botev'e göre ,
bugünkü toplumsal hayatta ve insanların bugünkü siyasal düzeninde , fakiri
her yerde köle yapan bu acıklı kuralı ; ne düşünce gelişmesine , ne bilimin
yeniliklerine , ne de ticaretin kolaylıklarına bağlayabiliriz.Uygarlığın
nimetlerine , fakir ve zengin ayrımı ortadan kalktığında
ulaşılabilir.Kötülüğün ana nedeni , çok fakir ve çok zengini yaratan ,
anormal toplum düzenidir.
Botev , sadece
sözle değil;uygulamada da , sonsuz sevgisini gösteren bir
vatanseverdir.Şovenliğe ve Bulgarların , burjuva milliyetçiliği düzeyinde
övülmesine karşıdır.Vatansever olan Botev , aynı zamanda evrenseldir de.O
, vatanseverliğin ve evrenselliğin;yani , Bulgarlar ile bütün milletlerin
çıkarlarının , gerçek bir birleşimidir.Onun vatanseverliği , evrenselliğe
organik bir şekilde bağlıdır.Ona göre , kurtuluş için ölen;yalnız kendi
vatanı için değil , bütün dünya için ölmüş demektir.
Botev'in Felsefi Görüşleri :
Botev'in bakış
açısının temel , ideolojik ve kuramsal kaynakları;felsefi materyalizm ile
Rus düşünürlerinin , devrimci demokratik görüşleridir. Feuerbach'ın
felsefesiyle , onlar sayesinde tanışmıştır.Proudhon , Bakunin ,
Çernişevski ve Neçayev'den , belirgin bir şekilde etkilenmiştir.Bükreş'te
olduğu dönemlerde , Marx'ın bazı eserlerini okumuştur.Bu eserler ,
Botev'in , felsefi ve sosyo-politik görüşlerini etkilemiştir.Ancak ,
içinden geldiği toplumsal koşullar nedeniyle , Marksist olamamıştır.Buna
karşın felsefe , sosyoloji ve estetik alanlarında , düşünceleriyle ufuklar
açmıştır.
Botev ,
Feuerbach'ın materyalist felsefesinin izinde;felsefenin temel problemi
olan , us ve madde ilişkisine değinmiştir.Ona göre , us;bedene ve beyne
özel , ikincil bir ürün ve bir sonuçtur.Us , bedenden ayrı ve bağımsız bir
unsur olarak , tek başına var olamaz.Botev , bu bağlamda , bedenin
öldükten sonra , ruhun yaşaması düşüncesini kabul etmez.Ona göre ,
bu;baştan aşağı bir uydurmadır. Tanrı , doğadan ayrı ve onun dışında bir
varlık değildir.O halde , maddesel dünyanın yaratıcısı olamaz.Bu nedenle ,
Botev , Tanrıbiliminin uzlaşmaz bir karşıtıdır.O , Tanrıtanımazlığı ,
bilimsel bir kuram olarak kanıtlamıştır.Botev , yalnızca , Tanrı'nın bir
ruh olarak nesnel varlığını kabul etmemekle kalmamış; dinin ve ruhban
sınıfının , gericiliğine de dikkat çekmiştir.
Botev'e göre ,
organik ve inorganik maddeler arasında bir uçurum yoktur. Organik madde ,
inorganik maddenin içinde oluşur.Us ve insan bilinci de , onun içinden
çıkar.Bu nedenle , Botev;felsefenin temel problemi olan , us ve madde
ilişkisini , materyalist bir bakış açısıyla ele almıştır.
Botev , algılama
sorunlarına da , materyalist bilgi kuramı bakış açısından
yaklaşmıştır.Agnostisizm(Bilinemezcilik)'le ve önyargılarla mücadele
etmiştir.Ona göre , dünya kavranılabilirdir.İnsan bilgisinin sınırı
yoktur.Algılama değişir ve gelişir."Kilise Sorunu Çözülmüş Müdür?" adlı
makalesinde , insan usunun ve bilgisinin geliştiğini kanıtlamakta ve şöyle
demektedir:"Dün , kuşku götürmez bir gerçek ve gerekli bir koşul olanın ,
bugün , zararlı bir önyargı haline gelmesi ; bir zamanlar , bir ütopya
olarak kabul edilenin de , günümüzde , tarihsel bir gerçeklik haline
gelmesi görülebilmektedir.
Botev , doğa ve
toplum üzerine de , Rus düşünürlerinin kuramsal kalıtından yararlanarak ,
bazı diyalektik düşünceler geliştirmiştir.Bunların en önemlisi , karşıtlar
arasındaki değişim ve gelişimden kaynaklanan , çatışma ve mücadele
kavramıdır.Ona göre , kahkaha ve gözyaşı ile iyi ve kötü , bu mücadelede
iç içedir; insani gelişme ve ilerleme de öyle.Botev , 1876'da , "Bayrak"
ve "Yeni Bulgaristan" gazetelerinde yayınlanan makalelerinde , birtakım
başka diyalektiktik düşüncelere de ulaşmıştır.Eski ve yeninin çatışmasında
, eskinin silinip gitmesi ve yeninin zaferi;ya da tarihin , eski ve
çağdışı olanın yok olması ile yeni , sağlıklı ve insani olanın yaşam
bulması bu diyalektik çıkarımlara örnektir.
Botev'in Edebiyat
ve Sanat Üzerine Görüşleri :
Botev'e göre ; bilim
, edebiyat ve gazetecilik de , halkın önderlerinin öncülüğünde , siyasi
söylem özelliğini kazanmalıdır.Bilim , bilim için ve sanat da , sanat için
olmamalıdır.Edebiyat;hayatı , en tipik ve en karakteristik unsurlarıyla
birlikte ve doğru olarak yansıtmalıdır.Bilim , edebiyat ve şiir , halk
hayatının yankısıdır. Edebiyat ve sanat , halkın feodal zorbalık altındaki
hayatını doğru yansıtmanın yanı sıra;halkın istek ve gereksinimlerini göz
önüne alıp , özgürlük ve mutluluk ülkülerini öne sürerek , halkın devrimci
gelişimine hizmet etmelidir.
Botev için
edebiyat , tinsel bir silahtır.Halkın her çeşit sömürge ve kölelikten
kurtulması uğrundaki en yüce istekleri , edebiyatta karşılığını
bulmalıdır.Ona göre , edebiyatın amacı ve düşünselliği ;onun , topluma
gerekliliğinin bir ölçütüdür.Sanat , her zaman belli bir sınıfın
görüşlerini yansıtmıştır.Oysa ki , gerçek sanat;halkın hayatını ve çağının
devrimci , ilerici düşüncelerini yansıtan sanattır.Botev , hem kuramsal
hem de kılgısal olarak , devrimci bir edebiyat düşüncesinin savunucusu
olmuştur.
Botev , sanat
eserlerinde , içeriği ve düşünceleri temel olarak görüyordu.Ancak ,
bunların anlatım şeklini de , hiçbir zaman küçümsemiyordu.Ona göre , bir
eserin özü ve ana düşüncesi , her zaman en uygun şekilde anlatılmalı
;biçim ve içerik , organik bir bütünlük içinde , bir arada bulunmalıdır.Botev
, içeriği zayıf edebi eserleri ve biçimsel olarak güçsüz olan eserleri
eleştirmiştir.Ruhsuz ve anlamsız eserler üreten , yeteneksiz yazarları da
eleştiri konusu yapmıştır.Örneğin , "Neden Ben Değilim?" adlı şiirinde ,
düşünceden yoksun şiir anlayışını eleştirmiştir.Botev'e göre , edebiyat
eleştirisinin amacı da;düşünsel olması ve okuyucularda , edebiyata olan
zevkin gelişmesine yardımcı olmasıdır.Edebiyat , belli toplum sınıflarının
çıkarlarını yansıtırsa;edebi eleştiri de , doğal olarak kaçınılmazdır.
Botev'in Pedagojik Görüşleri :
Botev'e göre , bir
öğretmen , öncelikle okuttuğu çocuklardan daha bilgili olmalıdır.İkincisi
, çocukları okutsun ya da okutmasın , gözleri yere bakmalı;ruhu ise ,
yukarılara , tavana kadar yükselmeli ve kendinden geçmelidir.Üçüncüsü ,
çocukları öğretmene , ana-babaları değil de , İsa peygamber teslim ettiği
için; öğretmenin en ağır görevi , çocukların çok değerli ve çok tatlı
masumiyetini , ihtiyarlayıncaya kadar korumaktır.Bu ise , eğitimin başlıca
amacıdır.Dayak ve kitap gibi geriye kalan diğer şeyler ise , sadece birer
kolaylıktır;yani şarlatanlıktır. Dördüncüsü de , bir öğretmen , öküz gibi
sabırlı olmalı;ayrıca , kuzu gibi iyi yürekli ve bitola dilencisi gibi
sağlam bedenli olmalıdır.
Botev'in Çeşitli Yazılarından ve Özdeyişlerinden
Örnekler :
1) Her insan , etrafında olup
bitenlerin nedenini anlamak ister.Bu isteği , onu , ömür boyu beşikten
mezara kadar terk etmez.Yağmur niçin yağıyor , otlar nasıl çıkıyor , neden
ay kimi zaman dolunay oluyor da kimi zaman ise yalnız kenarcığı görünüyor
, neden balık suda yaşayabiliyor da kedi yaşayamıyor gibi sorular;
çocuklukta kimin aklına gelmemiştir?İnsanlar , etraflarında olup biten her
şeyin nedenini öylesine bulup öğrenmek istiyorlar ki;aslını bilmedikleri
bir şeyle uğraşmayı bırakıp , rahatlarına bakacaklarına ve onu daha çok
düşünmeyecekleri yerde , tutup , yalancı bir neden uyduruvermeyi , daha
uygun görüyorlar.
Her şeyin , niçin
ve nasıl olduğunu öğrenip bilme merakı , hayvanlarda yoktur. Hayvan ,
ovada koşar;zevkine göre , önüne geleni yer.Ancak , niçin koştuğunu ,
niçin koşabildiğini , yediği yiyeceğin nereden geldiğini hiç
düşünmez.İnsanlarsa , bütün bunlar için , düşünüp tasalanır.Bakın , şimdi
bundan ne çıkıyor.İnsan , ne kadar çok şey merak ederse ve bunları , ne
kadar ayrıntısıyla tanırsa;o kadar çok şey bilmiş olur.Hayvanlar ,
bütünleşmemiş zeka;küçük çocuklar da , bilgisizliği ile , en zayıf ve en
güçsüz durumdadırlar.Çocukların , küçük oldukları için , zayıf olduklarını
sanmayın sakın!Fil , çok büyüktür;ancak , büyüklük ve güce gereksinim
duyulmayan yerlerde , bir çocuktan daha güçsüz konumdadır.
İnsan , bir şey
yapmak istediği zaman ; önce , kendileriyle bu işi yapacağı cisimlerin
özelliklerini bilmelidir.Cisimler , insana kendiliğinden boyun eğerler.
Cisimler , insanı dinlerler mi yoksa , karşı mı gelirler?Onlar , ne insanı
bilirler , ne de kendilerini düşünürler.Onlar ; maden , altın ya da her
neyse , o şekilde varoluşlarını devam ettirirler.Ne iş güçleri vardır , ne
de istemleri.Bir dere , akmak istediği için değil;yatağı eğimli olduğu
için akar.İnsan ise , bir derenin önüne set çekebilir ; dere de akmasına son
vererek , birikir ve göl olur.İnsan setin sağlamlığını , suyun gücünü ,
kıyıların yüksekliğini ve daha birçok koşulu nasıl bilirse ;suya da
istediğini dinletip , yerine getirtebilir.Tekerlek döndürtebilir , odun
kestirebilir , çayır sulatabilir ve tekne kaldırtabilir.Siz bundan
anlıyorsunuz ki , biz , doğayı ya da cisimleri ne kadar tanıyorsak ;onları
, özelliklerine göre birleştirerek , o derece iyi yönetebiliriz.
İnsanlar ,
bilmedikleri şeylerden çok korkarlar.Çünkü , onlardan kendilerini
koruyamazlar.İşte bu yüzden , insanlar , bilmedikleriyle
yetinmeyip;yalandan boş bir neden uydurmayı , daha yerinde buluyorlar.ve
bu yalancı nedeni , bilginin ve anlayışın yerine koyarak;korkunç bir olaya
egemen olduklarını zannederek , kendilerini aldatıyorlar.
Doğa hakkındaki
bilgileri , tasarımlarından üstün gelmeye başlayıncaya kadar ; halklar da
, hep böyle yaşamışlar.İnsanlar , doğa hakkında daha fazla deneyim ve
bilgi edindikten sonra , gök gürlemesi ve şimşek hakkında başka türlü
düşünmeye başladılar.Kim gürletiyor , diye soracakları yerde;tutup , neyin
gürlediğini aradılar ve yavaş yavaş gerçeğe ulaştılar.O zaman da , onlar ,
dua ve secdeyle ya da kurbanla ve mumla değil;paratoner denilen aletle
korundular.Öteki olay ve cisimler üstüne olan bilgiler de böyle
gelişiyor.Bilgi , bizi her yerde korkudan koruyor. Kendisinin de bağlı
kaldığı olaylar karşısında ise , zararlı etkilerden korunmamızı öğretiyor.
Köylerinde
mezarlık bulunan köylüler , acaba neden korkuyorlar?Bana kalırsa , onlar ,
cesetlerden ve cesetlerin garip görünüşlerinden korkuyorlar.Çünkü , burada
, kendileri için açık olmayan bir şeyin varlığını , içgüdüleriyle
kavrıyorlar.Başka neden korkacaklar?İnsanlar , öldükten sonra yaşamak
istemiyorlar mı?Aralarından biri öldü mü , üzülüp ağlıyorlar.Oysa ,
ölenlerin ruhlarının ölmediğine inandıkları için , sevinmeleri gerekmez mi?
Bedensiz ruh
korkunçtur.Çünkü , onu nasıl düşüneceğimizi bilemiyoruz.O derece korkunç
ki , insanlar ona , şaşırtıcı ve çirkin ya da gereğinden fazla güzel bir
beden düşlüyor.İnsanlar , canlı ruhu susuz , cisimsiz ve gaz halindeki bir
varlığı; yani , canlı havayı değil de , bu aptallıkları daha kolay
düşünebiliyorlar.Bu , o kadar saçma bir şey ki;insan , bedensiz ruhu bir
tarafa bırakıp , iğrenç bir şey uyduruyor.Bir şeyi tamamiyle bilmediğimiz
zaman , onun hakkında her çeşit tasarımda bulunmak , büyük bir
aptallıktır.
"Bedensiz ruhlar
var olabilir mi?" sorusu , tamamiyle cahilce bir sorudur.Çünkü , bu soru ,
ruhla bedenin birbirinden ayrı şeyler olması üzerine kurulmuştur.Biri size
, "Kara bir kedi odadan çıktıktan sonra , onun karalığı odada kalabilir
mi?" diye sorarsa , ne yanıt verebilirsiniz?Böyle bir kimseyi deli
zannedersiniz.Oysa , her iki soru da birbirinin benzeridir.Öyleyse ,
odadan çıkmış olan kedinin karasının kalmasını düşünebilen ya da bir
kırlangıcın kanatsız ve bedensiz uçabileceğini tasarlayabilen bir
kimse;ruhu da , bütün bölümleri yok edilmiş , ancak yine de , bir bedene
sahip olarak tasarlayabilir.
Bazı kimseler ,
tek bir nedenleri olamamasına rağmen;ölen insanların ruhlarının , başka
dünyalara ya da başka alemlere gittiğini söylüyorlar.Bu , çok kolay
anlaşılır bir şey değildir.Oksijen ve selitra okyanusunda oksitlenmeden ya
da hidrojen ve karbonla birleşmeden , nasıl yükselip gidiyorlar
acaba?Ruhun , kimyasal özellikleri yoktur.Nasıl özellikleri
vardır?Fiziksel mi?Hayır.Öyleyse , nasıl hareket ediyor?Fiziksel ve
kimyasal özellikleri olmayan , biçimsiz , niteliksiz , niceliksiz bir
cisme , biz;varolmamıştır ve o bir hiçtir diyoruz.Bu durumda , bize ,
elektrik kıvılcımı karşılaştırmasıyla karşı çıkacaklardır.Oysa , elektrik
kıvılcımı , fiziksel ve kimyasal özelliklere sahiptir.Bu özelliklere bakıp
, onda bilinç vardır diyemeyiz.Ancak , onların , bedenden ayrılmış olan
ruhtan istedikleri budur.
2) Aptallıkların , kutsal ve yararlı
olduklarını söylemek , insanları buna inandırmaya çalışmak , öyle bir
cinayettir ki;onu işleyenlere , Tanrı'nın günahkar kullarına gönderdiği
cezalar bile azdır.
3) Herkesçe bilinir ki ,
gereksinimler ve çekilen acılar , insanları birbirlerine yaklaştırır ,
birleştirir;içten olmaya ve bütün kötülüklerden kurtulmak için
yardımlaşmaya yöneltir.
4) Diplomasi ; incecik ve arapsaçı
gibi karmakarışık hayat ipliklerinden oluşmuş bir ilimdir.Bu iplikleri
kaleme sarıp , kendisine dilenci torbası dokuması için; insanın ,
kafasında iyi bir çıkrığı olmalıdır.
5) İvanço: Ana be , ben büyüdükten
sonra ne olacağım?
Anası : Sen adam ol da , babanın davulu tavanda
hazır.(Görüyor musunuz?Kişinin davulcu olması için bile , adam olması
gerek!)
Kaynakça :
- Dictionnaire des Litteratures
Philippe Van Tieghem / 1984
- Dictionnaire Biographique des Auteurs
Laffont-Bompiani / 1964
- Le Nouveau Dictionnaire des Oeuvres
Laffont-Bompiani / 1994
- History of Philosophy in Bulgaria
Angel Bunkov
- Hristo Botev (Seçilmiş Eserleri)
Sofya / 1966
- Bulgar Edebiyat Tarihi
Leman Ergenç
Ankara Üniversitesi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları / 1996
- Bulgaristan Tarihi Nikolay Todorov
Öncü Kitabevi / 1979
- Ana Britannica
Ana Yayıncılık / 1986
- Büyük Larousse
Gelişim Yayınları / 1986
- Türk ve Dünya Edebiyatçıları Aziz Çalışlar
Remzi Kitabevi / 1987
- Sosyalist Kültür Ansiklopedisi
May Yayınları / 1979
E-MAİL
asmakat2002@yahoo.com
 |