Hayatı

      Balassi ; 20 ekim 1554'te , kuzey Macaristan'ın Zolyom şehrinde , zengin bir protestan ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.Ailesi , baron ünvanına sahip aristokrat bir aileydi.Balassi'nin ilk öğretmeni , aileye 1564'te papaz olarak gelen Peter Bornemizsa'ydı.Kısa sürede çok iyi bir edebiyat eğitimi aldı.Antik çağın lirik şiirlerini , İtalyan şair ve hümanistlerini ayrıca Alman, Polonya ve Macar şiirlerini öğrendi.Balassi , daha sonra soylu ailelerin geleneklerine uyularak Nuremberg'e yollandı.Burada 5 yıl eğitim aldı.Osmanlı Türklerine karşı sınırları koruyan bir komutan olan babası Baron Janos Balassi , 1569'da aslı olmayan suçlamalar üzerine , İmparator II. Maximilian'ın emriyle tutuklandı.Ancak hapisten kaçan Janos Balassi , ailesi ile birlikte 1570'in ilkbaharında Polonya'ya gelir.Burada bir kaç ay kalırlar.Janos Balassi , daha sonra karısı Anna Sulyok ve küçük oğullarını Polonya'da bırakarak oğlu Balint Balassi ile saklanmak için Diveny'de bulunan Macaristanın ikinci büyük kalesine gelir.Babası ile 1570 yazını Diveny'de geçiren Balassi , burada Osmanlı Türkleri ile kurduğu dostça ilişkiler sayesinde türkçeyi öğrendi.İlk edebi eserini verdiği 1575 yılından önce , Balassi kendi dili Macarca dışında , sekiz dil daha öğrenmişti.Bunlar ; Latince , Almanca , Lehçe , Romence , Slovakça , Hırvatça ve Türkçeydi.Bu kadar dil , siyasi nedenle yaptıkları yolculukları kolaylaştırıyordu.

      1572'de babası affedilince Kral Rudolph'un taç giyme töreni için Macaristanın geçici başkenti Pozsony'ye dönerler.Bu törende Balassi , okuduğu "Macar Çoban Dansı" şiiri ile tüm sarayı kendisine hayran bırakmıştır.

      Balassi , 1575'te amacı , Transilvanya ile Habsburg İmparatorluğunu birleştirmek olan bir harekete katıldı.Ama Transilvanya'ya giderken yolda saldırıya uğradı.Bu saldırıdan yara alan Balassi , Leh soylularının İstvan Bathori'yi Polonya kralı seçmesi üzerine yeni kralla birlikte Polonya'ya gider.Balassi , Polonya'da Krakow üniversitesi'ne giderek İtalyanca öğrendi.Ayrıca İtalyan rönesansı ve hümanizmi'nin zenginliği ile tanıştı.Bathori'nin sarayında ise askeri teknik eğitimini tamamladı.

      1577'de babası , Habsburglar tarafından suçlanınca , onun onurunu savunmak için Macaristan'a döndü.Ancak babası ölmüştü.Babasının bıraktığı malvarlığı ise , amcaları tarafından gasp edilmişti.Aile topraklarını alabilmek için uzun süre uğraştı.Ama sonuç alamadı.Aynı yıl , asker olarak "Eger" kalesinde göreve başlar.Burada yazdığı "Ah , Kutsal Tanrı" isimli şiir , bu kadar kötü olaylar içinde Balassi'nin umudunu kaybetmediğini göstermektedir.

         "Tanrım bağrına almış olduğun ,

          Cesur bir yürek ve neşeli bir ruhtur ,

          Ve hiçbir şeyden korkmaz çünkü inanç doludur ;

          Şeytan , düşman , üzüntü , fakirlik

          Hiçbir şey ona zarar veremez , çünkü umut doludur."

      Balassi , 1578'de imparatorluk ordusunda yüksek rütbeli bir asker olan Kristof Ungnad'ın karısı Anna Losonczi ile tanıştı.Balassi'den yaşça büyük ve bir çocuk annesi olan Anna'nın ; kocasının , memuriyeti gereği uzaklarda olması nedeniyle , Balassi'yle ilişkiye girmesi zor olmamıştı.Balassinin geçim sıkıntısı çekmesi ve 1582'de Eger kalesindeki görevinden alınması üzerine Anna , Balassi'yi terk etti .Anna'dan sonra Balassi'nin ; Kata Morgai , Judit Bebek , Borbola Csaki , Judit Kerechenyi , ve İlona Krusith adlı kadınlarla ilişkisi olur.25 aralık 1584'te kuzeni Kristina Dobo ile evlenen Balassi , evlilikte aradığı mutluluğu bulamadı.Eşinin ailesi , bir süre sonra onu ensestlikle suçladı ve dava etti.Davadan beraat etmesine rağmen , evliliği 1588'de sona erdi.Bu olaylar üzerine amcası ve koruyucusu Andras Balassi tarafından geri dönülemez şekilde son kalan mal varlığı elinden alındı.Bu acı olayların etkisiyle inançlarında değişim yaşayan Balassi , 1586'da katolik oldu.

      Boşanmasının ardından , artık bir dul olan Anna Losonczi'ye geri döndü.Anna'yı evlenme teklifleri ile sıkıştırmaya başladı.Ancak dul kadın mal varlığını koruma çabasıyla Balassi'yi reddetti.Bu hayal kırıklığı üzerine , yıkılan Balassi , Lehlerin  Osmanlı Türklerine karşı sefer düzenleyecekleri haberini alınca , 1589 eylülünde tek başına Polonya'ya gitti.Fakat bu savaş çıkmayınca , yolda Debno Şatosuna uğradı.Şatonun sahibi Ferenc Wesseleny'nin karısı Anna Szakandy'ye aşık oldu ve onunla altı ay boyunca yaşadı.Daha sonra Baltık kıyılarına doğru yoluna devam eden Balassi , bir süre yerel Braunsberg Cizvit Üniversitesi'nde konakladı.Buradan 1591'de ayrılıp Macaristan'a döndü.Şarap ve at ticareti yaparak geçimini sağladı.1593 yılında , Osmanlı Türkleriyle onbeş yıl sürecek bu savaşa Balasside katıldı.19 mayıs 1594'te Esztergom kuşatmasında bacaklarını kaybeden Balassi , geçirdiği acı dolu bir ameliyat sonrası , 30 Mayıs 1594'te ölmüştür.Son sözleri "İsa benim için öldü , bundan kuşku duymuyorum.Senin askerindim Tanrım ve senin için savaştım" olmuştur.

Eserleri

1) Hasta Ruhlar İçin Küçük Çimenli Bahçe                   1571

      Balassi'nin edebi hayatına başladığı ilk çeviri eser.Balassi , edebi hayatına öğretmeni Bornemizsa gibi çeviri yaparak başlamıştır.Bu ; Bornemizsa'nın , Balassi üzerindeki en belirgin estetik etkidir.1571'de Polonya'dayken Michael Bock adlı yazarın , Krakow'da basılan bu eserini Macarca'ya çevirmiştir.Eser birçok kez basılmış ve evrensel bir başarı kazanmıştır.Balassi , bu çevirinin ardından , birçok dilden ve yazardan "Aşk Şarkıları" ya da o dönemdeki adıyla "Çiçek Şarkıları" çevirmiştir.

2)   Ah , Kutsal Tanrı !                                                         1577

      Balassi'nin , askerlik hizmetinin başlarında 1577'de "Eger" kalesinde yazdığı şiir.Bu şiir Balassi'nin hayatının trajik yanını en iyi betimleyen şiirdir.

3)   Euryale ve Lucrece'in Güzel Hikayeleri                   1577

      Anonim olan bu eser , Balassi'ye maledilmiştir.Bu konu üzerine kaleme alınmış birçok hikaye arasında Balassi'ninki en önemli olanıdır.Eser 1577'de yazılmış , 1592'de yayınlanmıştır.

      İmparator Sigismond'un dalkavuklarından biri olan Gaspard Schlick (Euryale) , bir patriğin karısı olan Lucrezia'ya aşık olur.Patriğin sıkı denetiminden kaçan iki aşık sık sık buluşurlar.Bu denetimle başedemiyen Euryale , şehri terketmek zorunda kalır.Lucrezia acılara boğulur.

      Bu eser Macar "Anlatımcı Şiir" 'inin ya da "Tutkulu Aşk"şiirinin ilk örneğidir.

4)  Barbara Chaks Adına Şiir                                            1577

     Kata Morgais Adına Şiir                                                1577

     Aenigma                                                                             1577

      Bu şiirler , tanınmış aristokratların  soylu bayanları ve genç kızları için yazılmış aşk ve iltifat şiirleridir.Bu şiirler , Alman , Polonya , Hırvat , Rum , ve Türk şarkılarının melodileri üzerine yazılmıştır.Bu şiirlerde rönesans şiirlerinin belirgin kalıp ve kuralları vardır.Ayrıca şiirlerde "Peripesi"ler yani "Umulmadık Sonlar kullanılmıştır.

      Balassi , bu şiirlerde "Akrostiş" de yapmıştır.

5)  Anna Şiirleri                                                                   1578

      Balassi'nin , 1578'de , Anna Losonczi ile tanıştıktan sonra yazdığı şiirleridir.Balassi , bu erken dönem şiirlerinde , duygu ve arzu dolu betimlemelerinde , dürüstlükle kendini Anna'ya bağlayanın ne olduğunu anlatır.

       Balassi , "Güzel Bir Macar Komedisi" adlı eserinin önsözünde sonsuz aşkından söz ederken ; onun , herhangi bir kadın değil , Anna Losonczi olduğunu vurgular.Karşımıza devamlı Anna Losonczi profili çıkar.Şairin yaşamını yönlendiren ve ona esin kaynağı olan hep O'dur.

      Bu şiirler , Balassi yaşarken basılmamış ve kaybolmuştur.1874'te , 17. yüzyılda yazılan bir şarkı kolleksiyonunun parçası olarak bulunmuş ve 1879'da basılmıştır.

6)  Şarap İçenlere                                                                 1585

      Balassi'nin  ; Paskalya'dan 50 gün sonraki Hamsin Yortusu'nda , doğanın takınmış olduğu en güzel süsleri anlattığı şiir.Şair , sihirli bir bastonla dolaşır ve doğadaki herşeyi canlanmaya çağırır.Aniden çiçekler açar , kuşlar şarkı söyler , dereler sularla taşar.Sınır nöbet tutan askerler bile savaşı unutup doğanın barışını yaşarlar.Bu , onlar için , Tanrının yarattığı barıştır.Şairin şarap içmeye olan bu daveti , insanların gözlerini doğaya açması için bir bahanedir.

7) Julia Şiirleri                                                         1587 - 1589

      Balassi'nin Kristina Dobo'dan boşanmasının ardından Anna Losonczi'ye geri dönmesi üzerine yazılmış şiirler.Bu şiirlerde şairin Anna'ya ölümsüz tutkusunun anlatımı vardır.Üslup olarak Petrarca'ya öykünen şair , Janus Secundus'un eseri "Jula Divanı" ndan esinlenerek sevgilisine Julia adını vermiştir.Bu şiirlerin on tanesi Angerianus'nun "Şiirsel Buluşlar" ından esinlenerek yazılmıştır.İki tanesi Marullus ve Regnart etkilerinden doğmuş , üç tanesi ise Türk şarkılarının etkisi ile yazılmıştır.Ancak bu etkilere karşı , şairin kendi geliştirmiş olduğu 6-6-7-6-6-7-6-6-7 ölçüsü , AAB-CCB-DDB uyak düzeni ve "Balassi Kıtası"nda onun özgün ve zarif şiir anlatımını görebiliriz

      Balassi , Anna Losonczi'den aldığı yaralara ve yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen "Julia Şiirleri"ndeki tansiyonu hep yüksek tutmuştur."Julia Şiirleri" dizisi "Hoş Sözler ve Neşeli , Baldan Tatlı Öpüşler" adlı önemli bir şiir ile başlar."Aşktan Kurtulabilmiş Olan Ne Kadar Mutludur" adlı şiirde , Anna Losoncsi'den ayrılmaktan duyduğu mutluluğu anlatır Balassi."Benim Artık Bu Dünyaya İhtiyacım Yok" adlı şiirde ise Pozsony caddesinde tesadüf olarak karşılaştığı Anna Losonczi'nin kendinde uyandırdığı buruk aşk acısını anlatır.

      Bir diğer şiir "Julia'ya Rastlandığında" adını taşır.Bu şiirde , şairin Julia'nın karşısına aniden çıkmasıyla , kadının gülümsemesi anlatılmaktadır.Şairin asıl amacı , ruhunu harekete geçiren , kendisini heyecanlandıran gülümsemesini betimlemektir.

      "Julia Şiirleri" ile Macar şiirinde ilk defa kadın doğasını gözler önüne seren , yaşayan bir dişi figür ile karşılaşırız.Bu kadın , bazen zalim , bazen merhametli , biraz alıngan , biraz huysuz , biraz cilveli , bazen gülerken , bazen dans ederken kısacası günlük hayatın içinda bütün doğallığıyla betimlenir şair tarafından.

8) Güzel Bir Macar Komedisi                                                  1588

      Bu eser , İtalyan oyun yazarı Cristoforo Castelletti'nin "Amarelli" adlı komedisinin Macarcaya çevirisidir.Balassi , bu çeviriyi , İtalya'da yayınlandıktan bir sene sonra yapmıştır.Bu çeviride "Transilvanya'nın Nazik ve Soylu Hanımlarına" başlıklı sunuda ve yine kendi yazdığı önsözde , kendisini çeviriye iten şeyin Julia'ya duyduğu aşk olduğunu anlatır.Ayrıca edebi görüşlerini ve ilkelerini ortaya koyar.Balassiye göre , Macar dili , öbür büyük diller gibi anlatım yetisine sahiptir.Rönesans aşk komedisi , Macar edebiyatında yeni bir biçim yaratmak amacıyla çevrilerek bölgeselleştirilmelidir.Tanrının insana en büyük lütufları olan ; iyi bir dili , düşünme yeteneğini ve şiir yazmayı , Macaristandaki Püriten eğilime rağmen aşkın tanımı için kullanmak gereklidir.Balassi , kimsenin kendisinden tarih ya da teolojik sorunlarla ilgili yazmasını beklememesini , bir şair olarak , aşkın önemini yazma hakkı ve zorunluluğu olduğunu söylüyor.Bunun ardından , Balassi , gerçek aşkın yararlarından söz eder.Ona göre aşık bir insan , değişime ve düzelmeye hazırdır.Aşk , hem kahramana , hem aptala , hem cesura , hem korkağa eşit bişimde konuşur.Balassi , bu komediyi yazarak "Sonsuz Aşk" ın örneğini göstermiştir.

9)  Jephta

      Balassi'nin , İskoç yazar George Buchanan'dan çevirdiği tiyatro eseri.

10) Bir İtalyan Oyun Çevirisi                                                  1589

11) Asker Şarkısı

      Bu şiir , askeri hayatın neşeli bir övgüsüdür.Şair , asker olarak sınırlarda yaşamaktan güzel birşey olmadığını , bu hayatın tat ve anlamı olduğunu , ölümün , her gün oynadıkları bir oyunun bir parçası olduğunu , kendi yaşadıklarının dışındaki hayatın saçma olduğunu anlatır.

12) Askerlerin Yürüyüşüne Övgü                                           1589

      Savaş için hazırlanan askerlerin betimlendiği bu şiir , doğanın güzelliği ve yürüyüşlerle geçen  bir hayata sunulan bir şükran şarkısı ile başlar , dokunaklı bir veda ve dualarla sona erer.Şiirin bir bölümünde askerlerin erdemlerini şu şekilde över.

      İyi bir isim ,

      Görkemli bir ün kazanmak için

      Geride bırakıyorlar herşeyi ;

      İnsanlıklarını

      Ve yiğitliklerini ,

      Ki bunlardır herkesin sahip olması gereken.

13) Rahim Tanrım

      Balassi'nin George Buchanan'dan çevirdiği ilahi.

14) Neşe Dolu Saf Ruhlar : İlahi Kalabalık

      Balassi'nin Theodore Beze'den çevirdiği ilahiler.

15) Çeşitli İlahi Çevirileri

      Balassi'nin Jan Kochanowski'den çevirdiği ilahiler.

16) Mezmur ve Tefsir Çevirileri

      Balassi , bu çevirileri , çeşitli dinsel metin kolleksiyonlarından yapmıştır.

17) Gidecek Hiçbir Yerim Yok                                             1589

      Balassinin , kısa fakat dokunalı bir yakarı şiiri.

18) Turnalara                                                                           1589

      Hayatının son beş yılını huzursuzluk ve gerginlikle geçiren Balassi'nin maddi durumu da oldukça kötü durumdaydı.Krallık sarayından da yardım alamayan Balassi , ülkesini terketmeye karar verir.Bu şiir , bu karardan sonra yazılan bir ağıttır.

19) Celia Şiirleri                                                                     1590

      Balassi'nin Ferenc Wesselenyi'nin karısı Anna Szarkandy'ye aşık olması ve onunla 6 ay boyunca yaşaması sonucunda ortaya çıkan bir şiir dizisi.Bu şiirler , "Julia Şiirleri gibi" duygusal ve tutkulu değilse de , betimlemeleri çok daha canlı ve coşkun , erotik nitelemelerle yüklü ve şehvanidir.

20) Merhametli Tanrı                                                              1591

      Huzur Ver Bana                                                                  1591

      Bu iki şiir , ailesinden ve dostlarından uzakta, sürgün yalnızlığı çeken bir insanın , ölümü kabullenmiş ruh halini yansıtan dualardan oluşur.Bu şiirlerinde , sürgündeki şair , artık şiirsel yolculuğunu tamamlamış ve ustalığa ulaşmıştır.Kendisini , günahlarının affolunacağına inandığı son ve ebedi uykusuna hazırlamakta ve ölümü arzulamaktadır.

21) Bir Polonyalı Sitar Çalgıcısı                                           1592

      Basit bir aşktan esinlenerek yazılan bu şiir , Balassi'nin lirik şiirlerinde şarkı ve dans formunun eriştiği yetkinliği gösterir.

22) Ad Manilium

      Bu şiir , İtalyan şair Marullus'un , arkadaşı Manilius Rhallus'a yazdığı bir şiirdir.Marullus , başından birçok trajik olay geçen arkadaşına , eski olayları unutmasını ; mevsiminin güzelliğini , gençliğin tatlılığını keşfetmesini öğütler.

     Balassi , bu şiirde değişiklik yaparak , ülkesinden ayrılmak zorunda kaldığı için üzüntülü olaylar yaşadığından , kendi duygusal dünyasına uygun yazmıştır.

23) Christina Adına Şiir

      Güzel Bir Kız İçin Şiir

      Balassi'nin çeşitli aşk maceraları sonunda yazdığı şiirler.Bunlardan ilki , şiirsel şekil ustalığı açısından önemlidir.

24) Türk Şiir Çevirileri

      Balassi'nin eserleri arasında , Macarca'ya çevirdiği iki Türkçe mısra ve dokuz kıta vardır.Ayrıca Türkçe ismi anılmayan , Türkçeden çevrilen bir Macarca şiir daha vardır.Balassi'nin 16. yüzyılda gelişme gösteren Türk halk edebiyatına ilgi gösterdiği açıktır.Bu edebiyatla ilgili bilgilerini , Türk saz şairlerinden almış ve kıta adı verilen halk türküleri dörtlüklerini iyi öğrenmiş ve hatta söylemiştir.Fakat buna rağmen Balassi , Türk halk edebiyatı örneklerini edebi bir değer olarak görmemiştir.Macaristan'a gelen veya Macaristan'da yaşayan Kul Piri , Temeşvar'lı Gazi Aşık Hasan ve Gevheri ; Balassi'yi etkileyen Türk saz şairlerindendir.

      Viyana'da bulunan bir yazmada üç şiir bulunmuştur.Bunlardan birincisi , yazarı Diviny'li Mehmed olan "Macari-Türki"adlı Macarca bir şiirdir.İkincisi , Hüsrev Aşıkin adlı şairin "Gazel-i Türki ve Macari" isimli şiirlerdir.Üçüncüsü , Mehmed adlı şairin Hırvatça şiiridir.

       Balassi'nin , bunlardan Diviny'li Mehmed'in  "Macari -Türki" adlı şiirini çevirdiği ileri sürülmüştür.

Balassi'nin Türkçeden Çevirdiği Bazı Şiirler Şunlardır :  

 

Ben seyrane gider iken

Gerekmez dünya sensiz

 

Alem çiçeği derer isen , bir güle değmez

Sohbette güzel olmaz ise , bir pula değmez

 

Yeni ebrulerin kurmuş kemanı

Atar gamze oku , canın nişanı

Yoluna koymuşum ben , cism-ü canı

Sever dilber beni , ben dahi anı

 

Dedim ol şah güzele var mı ola bir mah bedeli ?

Gül gibi güldü , dedi ki : Ya ne sandın be deli ?

Kimseler görmüş değildir , tenden canın gittiğini

İlla ben gözümle gördüm , işte canındır giden

 

Ey benim gül yüzlü yarim , dünyamı zindan eyleme

Aşığı tepeleyip kan üstüne kan eyleme

25) Ellibirinci İlahi : Hep Merhametli                                      1594

      Balassi'nin , ölümcül bir şekilde yaralı iken yazdığı bu son şiir , Theodore Beze'nin bir şiirinin çevirisidir.

26) Credulus ve Julia'nın Komedisi

      Balassi'nin , bir komedi tiyatro eseri.

Sanatı :

1) Dini Şiirler

2) Vatan ve Askerlik Şiirleri

3) Aşk Şiirleri

 

1) Dini Şiirler

      Balassi'nin dini şiirlerinde, onun dini duygusalllığını kökleri, bizi ortaçağın evrensel dindarlığına götürür. Diğer taraftan , protestanlığın ani canlanışının , Hıristiyan topluluklara etkisini gösterir. Ancak , Balassi'nin dini şiirleri ile,Protestanların dini şiirleri arasında fark vardır: Balassi'nin şiirlerinde birey, Protestanların şiirinde ise cemaat yalvarır. Balassi'nin dini şiirleri tamamen bireyseldir.Balassi'nin sanat yaşamının başlangıcı , İsa'ya derin bağlılığının damgasını taşır.

      Dini şiirlerin ana teması , günah bilinci ; en cok kullandığı kelime ise , pişmanlıktır.Balassi'nin , gerçek ve içten dini şiirlerinde bir yüzleşme, bir mücadele ruhu vardır. Bu şiirler , içsel çatışmaların ağına  yakanlanmış huzursuz bir ruhun; yoğun, duygusal ve kederli taşkınlıklarıdır.Balassi , inancını okuyucularıyla paylaşmayı öneriyor ve Tanrı ile kişisel diyaloğunu okuyucuya öyle bir şekilde veriyor ki ; okuyucu da , Tanrı ile olan bu dost ve kişisel ilişkiye katılabiliyor.

      Balassi , şiirlerinde Tanrı ile içten bir şekilde konuşur.Onun bu içtenliğinde , Tanrıya kavuşmak arzusu sezilir.Balassi ayrıca , günahın temel , dogmatik gerçeğini sorgulamadan , Tanrı ile tartışır.Ama bu tartışmada mantıklıdır ve günahkarlığını kabul edecek kadar alçak gönüllüdür.

2)  Vatan ve Askerlik Şiirleri :

      Balassi , yalnızca bir şair değil , bir "Asker Şair"dir.Tarihe , ülkesine ve kendisine , olayları meydana getiren birisi olarak bakmaktadır.Aktif bir görevi varken , ülkesine deneyimli bir asker olarak hizmet ederken kalbinde stoacı felsefeye yer yoktur.Bu tür şiirlerde , kendini cesaretlendirmek için ; Tanrının , doğayı mutluluk ve eğlence için yarattığını söylüyor.Yaşam ve  ölüm arasındaki askerlere , doğanın güzelliğini göstererek umut veriyor.

3) Aşk Şiirleri

     Balassi , diğer erken Barok şiirleri gibi belirgin bir "Dertsiz Şiir" tarzı seçmiş ve bu aşk şiirlerine "Çiçek Şarkıları" ismini vermişti.Barok lirik şiiri'nin , aşkı betimlemek için olan özel kuralları , Balassi için de geçerliydi.Bu kurallara göre : aşk , kalp ve duygulara değil , akıl ve mantığa seslenirdi ve bu tensel aşk , ilahi aşktan ilhamını alırdı.Aşk betimlemelerinde içten duyguların yerine yapmacıklı benzetmeler , mecazlar , tezatlar ve mitoloji'den alınan figürler kullanılırdı.

      Balassi'nin aşk şiirlerinde ; sevilen kadının yanakları gül gibi , teni beyaz , bakışları turna bakışı gibi , ağzı güzel ve küçük , sözü baldan tatlıdır.Buna rağmen düşmandır , gözleri oklar atar , şairi esir alır ve zulmeder.Aşık şair ise sevdiğinin kölesidir ve aşkı asla sona ermez.Balassi , aşkın insan kalplerine işkence ettiğini bilmektedir.Ama "Cupid" tarafından esir edilmişken , hapishanenin ne olduğunun bilincinde değildir.Çünkü , ona göre , kendi doğasının felsefesiyle ilgilenen bir aşk , aşk değildir.Balassi'nin aşk şiirleri zamanında hor görülmüş ve açık - saçık sayılmıştır.

      Balassi'nin şiirlerini inceledikten sonra , gelelim sanatının genel tanımına :

      Balassi , ülkesinin edebi sahnesine çıktığında , amacı sadece eğlendirmek olan edebiyat saygı görmüyordu.O ; Macar şiirini , Avrupa standartlarına ve evrensel kriterlere uygun hale getirmiştir.

      Balassi'nin şiirleri , Fransız "Pleiade" şairlerininkine çok benziyor.Bu benzerliği , sadece Balassi'nin o şiirleri okumuş , sevmiş olmasına bağlamamalı.Aynı eski ve doğal kaynaklardan beslenmiş olması da önemli bir neden.Yalnızca Fransız Rönesans şairlerinin çağdaşı olmakla kalmamış , onların Macaristan'daki manevi ve ahlaki karşılığı olmuştur.

      Balassi'nin şair ruhu isyan tanımamaktadır.O , yaratıcılığın ruhuna , dini ruhun ayrıcalıklarını reddederek ulaşmaz.Evrenselliğin doruğuna , inanç dünyasını şiirsel bir forma sokup ulaşır.O dönemin edebiyatı , kendini teolojik sorunlara vermişken , Balassi'nin şiirleri ; tanrıya olan inancı , savaş ve askeri yaşamla ilgili heyecanı ve bitmek tükenmek bilmeyen aşkları , doğasının eşsiz kompozisyonları ile sunmaktadır.Balassi'nin şiiri , 16. yüzyıl Macar edebiyatında benzersiz bir fenomendir.Kendisinden öncekilerin hiç biri ona yol göstermemiştir.

      Bir Rönesans insanı olarak Balassi , 16. yüzyılın iki estetik akımının etkisinde kalmıştır : Petrarca'cılık ve Platon'culuk.Rönesans şairlerine göre aşk , insanları mükemmelliğe götüren tek yoldu.Platonik aşk kavramı sayesinde , Rönesans şairi , insan aşkının onu nereye götürebileceğini görebiliyordu.İnsan aşkının kendi içerisinde bir sonu yoktu.Ama doğa üstü bir güce sahipti.Ve bu , kadın ile erkeği sosyal ve dini ön yargıların ötesine taşıyordu.

      Balassi , bu görüşleri "Hoş Bir Macar Komedisi" adlı oyunun önsözünde paylaşıyordu.Ama yalnızca bu , tek başına Balassi'nin estetik değerini göstermek için yeterli değildir.Petrarca'cılık ve Platon'culuktan , dönemin tüm şairleri gibi etkilenmiş olsa da , orijinalliği ; onu , tüm zamanların sıradışı bir şairi yapmaktadır.

       Balassi'nin orijinalliği ; kendi eleştirdiği şiir ölçüsü , uyak düzeni ve "Balassi Kıtası"dır ."Balassi Kıtası" , metnin monotonluğunu yok etmiş ve böylece kendi inanılmaz müziğini yaratmıştır.Balassi , kalıplaşmış formları ise , olası hayali bir aşkı anlatmak için değil ; kişisel mutluluk ve üzüntüyü , doygunluk ve kızgınlığı , umut ve hayal kırıklığını anlatmak için kullanmıştır.Balassi'nin sanatı , Macar edebiyatının kendi dönemine kadarki başarı ve kazanımlarının benzersiz bir sentezi değil ; aynı zamanda bu birikimin çarpıcı biçimde değiştirilmesi ve yeniden üretilmesidir.O , tek başına Macar şiirini , gezgin halk şairlerinin düzeyinden alıp , zarif Rönesans şiirine taşımıştır.

       Kelimenin tam anlamıyla bir "Alim Şair" olan Balassi , mizacı ve sıradışı kişiliği sayesinde , lirik yazının öncüsü olmuştur.

Kaynakça :

- A History Of Hungarian Literature               Tibor Klaniczay  1983

- Old Hungarian Literary Reader                      Tibor Klaniczay  1985

- A Journey İnto History - Essays On Hungarian Literature

                                                                             Moses M. Nagy  1990

- Dictionnaire Des Litteratures 

                                                              Philippe Van Tieghem  1984

- Dictionnarie Biographique Des Auteurs   

                                                                    Laffont-Bompiani   1964

- Le Nouveau Dictionnaire Des Oeuvres          

                                                                    Laffont-Bompiani   1994

- Kindler Neues Lexikon                                                1988 - 1992

- Ana Britannica                                                  Ana Yayıncılık 1986

- Büyük Larousse                                            Gelişim Yayınları  1986

- Türk Ansiklopedisi 

                                                                   Milli Eğitim Yayınları 1946

- Dünya Yazarları ve Eserleri Ansiklopedisi  

                                                                May Yayınları  1967 - 1968

- Tercüme Dergisi                                       Milli Eğitim Yayınları  1953

- Macar Edebiyatı Tarihi 

                   Ankara Üniversitesi Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları  

                                                                                 J.Eckmann  1946

 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo.com