![]() |
![]() |
Cinas Sözcük ve ses oyunu, birçok yoruma elverişli bir sözcüğün, farklı anlamlarda kullanımıdır.Bu, cinas olarak da adlandırılabilir.Bazı saf amatörler isterler ki; cinas, yazım kuralları yeterli olmadığında, yazılabilen bir anlatıma aracı olsun.Bu konuda haklı olduklarından da emindirler.Ancak, bu durum; yazılı bir eserde olduğundan çok, konuşma dilinde geçerlidir. Bizler, daha yazmayı öğrenmeden uzun yıllar önce, konuşmayı öğrendik.Cinasın kulağa şaşırtıcı gelmemesi için, bunun böyle olması da gerekiyordu zaten.Ayrıca, vurucu ve de keyifli değilse; bir cinasın, kesin bir varlığa sahip olması boşunadır. Cinas, sıklıkla tümceye verilen yapısal anlama bağlıdır.Aynı şekilde, kendi zamanlarının bazılarında, iki anlamlılığı temsil eden fiiller de vardır. Cinas, sadece rastlantının yol açtığı koşullar yardımıyla da, vurucu hale gelebilir.Fransızca’dan başka, cinasa bu denli yatkın ölü ya da yaşayan hiçbir dil yoktur.Fransızlar, hemen her gün, farkında olmaksızın kullanırlar onu. Zaten, dünyanın bütün dilleri, zorunlu olarak iki anlamlı bir yapıya sahiptir.Doğa öylesine zengindir ki ve o denli çok nedenle harekete geçeriz ki; söylemlerimiz, yalnızca nüansları ayırt etmeye yeterli olabilir.Gözlerimiz ve zekamız, fark etme gücüne sahiptir.Bu yüzden, cinaslar da, en az insanlar kadar eski olmak zorundadır.Eğer, burada sözcükler arası ilişkilerin belirsizliklerinden ve tarihsel kökenlerinden söz etmek isteseydik, cinasa dair bazı önemli ipuçları bulabilirdik.Böylece, felsefe ile onun arasında var olan antipatinin kökenine de inmiş olurduk.Şunu belirtmekten mutluyuz ki; cinası, toplumdan mutlak biçimde kovmak için, ona karşı daha çok kin duymak gerekirdi.Oysa, bugün artık gülmek için, ondan daha iyi bir şey olmadığı konusunda, yeterince aydınlanmış bulunuyoruz. Cinas, farklı biçimler altında kendini gösterebilir.Bazen, bir soru şeklinde çıkabilir karşımıza; bazen de, bir pandomim görüntüsü altında.Örneğin, kendisine; çaldığı parçanın, 4. kez yinelenmesine rağmen, bambaşka bir havada olduğu söylenen yorgun düşmüş müzisyenin, sonunda, bu havayı değiştirmek için pencereyi açmasıyla yaptığı pandomim.Cinas, bazen pek çok ortak anlamları bulunan; ancak, buna rağmen, belirsiz anlamı olan bir düşünceyi de temsil edebilir.Bazen de, cinasın temel düşüncesi, anlamlı bir hava taşımaz.Ancak, daha çok hoşa gider.Çünkü, sözü edilen konudan uzaklaşarak, imgeleme taşınır ve çocuksu bir anlam yüklenir. Bu makaleye son noktayı koymak için, cinas sözcüğünün etimolojisine de kısaca bir göz atmamız gerekirdi kuşkusuz.Ancak, itiraf etmeliyiz ki, bu konuda fazla bir şey bilmiyoruz.Sözcüğün, Latince “Calamus” ‘tan türediğini sanıyoruz.Ancak, daha fazlasına gereksinimimiz var.Ayrıca, köken bilgisi, yalnızca kulağın hoşlanacağı bir duruma uygun düşmüyor.
|