![]() |
![]() |
Hayatı : Bernis , 22 mayıs 1715'te , Saint-Marcel-en-Viva-rais'de doğar;yani , bugünkü Saint-Marcel d'Ardeche'de doğar.Soylu bir aileden gelen Bernis; öncelikle , Paris'te din eğitimi alır.1736'da , 21 yaşındayken , papaz olur.Daha sonra , Brioude'da , piskoposluk meclis üyesi olur ve bu görevini Lyon'da sürdürür.Lyon'dan sonra , başpapaz olarak Paris'e gelir ve "Aziz Sulpice Cizvit Okulu" 'nda kalmaya başlar.Bu süre içinde , saraydaki soylularla tanışır;Fontenelle ve Mairan'la da dost olur. Yakışıklılığı , yumuşak huyu ve sağlam karakteri sayesinde , bu çevrede aranan bir kişi olur.Madam Geoffrin'in salonuna devam eder. Bernis , 1744'te , "Fransız Akademisi" 'ne girer.1745'te , sonradan Madam Pompadour olacak olan , Madam Le Normant ile tanışır.Madam Pompadour , onun için , saraydan bir ev ve 1500 franklık bir gelir elde eder.Bernis , zamanla , adını siyasal çevrelerde duyurur.Diderot ve Marmontel ile tanışır.Madam Pompadour'un dostluğu sayesinde , 1751 yılında , Venedik büyükelçiliğine getirilir ve bu görevde , 3 yıl kalır.Avusturya'nın , 1755'te yaptığı ittifak önerisini; Paris'te , Avusturya Büyükelçisi ile görüşmek üzere , temsilci olarak görevlendirilir. 15.Louis'den de büyük destek gören bu görüşmeler sonucunda , bu iki ülke arasında;1 mayıs 1756 tarihli Versaille Antlaşmasının 1.bölümü olan , Savunma antlaşması imzalanır.Bernis , aynı yıl , devlet sekreteri olur.Mayıs 1757'de ise , Versaille antlaşmasının saldırı amaçlı olan 2.bölümü imzalanır.Fransa'nın , eski düşmanıyla ittifak kurarak , eski ortağı Prusya'yı yalnız bırakması , "7 Yıl Savaşı" 'nın diplomatik başlangıcını oluşturur.Bernis , aynı yıl;önce dışişleri bakanı , sonra da kardinal olur.Ancak , savaş kararı alınmasına neden olduğu gerekçesiyle , hakkında dava açılır.Bu davada , onu Duclos savunur.Ancak , Bernis kendini aklayamaz ve Soissons yakınlarına sürgüne gönderilir.Bernis , yine kendisi gibi sürgünde olan Voltaire ile sıklıkla mektuplaşmıştır.6 yıl sürgünde kalan Bernis , 1764'te affedilerek serbest bırakılır.Aynı yıl , Albi başpiskoposu olur.1769 'da , Roma büyükelçisi olur ve bu görevi , 1794'e kadar sürdürür.Bu görevindeyken , Cizvitlerin Fransa'dan kovulmalarını protesto eden propagandalar yapmıştır.Ancak , 1773 yılında , Cizvit tarikatının kapatılmasında aktif rol oynar. Bernis , Fransız devriminden sonra , yüksek rütbeli bir din adamı olarak konumunu ve gelirini sarstığı için;devrimin , kilise sistemine yönelik reformlarına karşı tutum alır.Ülkeyi terk eden prenslerle ilişkisini sürdürür. Ulusal meclisin , Fransız kilisesini yeniden düzenlemesi amacıyla , temmuz 1790'da çıkardığı ruhban tüzüğüne karşı;papalıktan kaynaklanan muhalefetin bilinçlenmesine , el altından katkıda bulunur.1790-91'de kilise reformlarının onaylanması için , Fransız yönetimi ile 6.Pius arasında sürdürülen görüşmelerde , önemli bir rol oynar.Bernis , 3 kasım 1794'te , Roma'da ölür. Eserleri : 1) Şiirsel Buketler Bernis'nin , gençliğinde yazdığı eseri.Yazar , bu eserini , bayanlara armağan eder. Bu eser nedeniyle , Voltaire Bernis'ye , "Çiçekçi Kız Babet" adını takmıştır. 2) Tembellik Üzerine Mektup 1735 Bernis'nin , ince , sevecen ve aşk duygularını anlatan eseri. 3) Koruyucu Tanrım Üzerine Mektup 1736 4) Öcü Alınmış Din 1737 - 40 1737 - 40 arası yazılıp , 1795'te basılan bu eser; Hıristiyanlığın bir savunusu olarak görünse de , aslında , doğa ile duygusal bütünleşmeyi sağlayan bir eserdir. 5) Şiir ve Düzyazı Eserler Bernis'nin bu eseri , tek cilt halinde çıkmıştır. 6) Şiir Hakkında Söylev 1743 7) Anılar 1758 Bernis'nin , "7 Yıl Savaşları" 'nı izleyen dönemde , sürgündeyken yazdığı eseri. Eserin ilk bölümü;yazarın doğumundan , Venedik büyükelçisi olmasına kadarki dönemi kapsar.İkinci bölüm , Bernis'nin Venedik'e gitmesi ve 1752 - 58 arası olayları içerir.Eserin son bölümü ise , 1758 yılı sonrasındaki olayları kapsar.Bernis , "Anılar" 'ını , yalnızca eğlenmek ve yeğenlerini eğitmek amacıyla yazdığını söylemiş olsa da;bu eser , bir devlet adamının gerçek bir vasiyetidir. Fransa'daki olaylar üzerine kaleme alınmış olan bölümler , birçok ayrıntılı bilgi içermektedir.Bu bölümler , Bernis'nin , ne kadar tutkulu bir diplomat olduğunu ve entrikalar konusunda , ne kadar deha sahibi biri olduğunu göstermektedir. "Anılar" , edebiyat tarihi açısından da , önemlidir.Bernis , eserde;şiire olan eğilim dönemlerini , ilk edebi denemelerini , eserlerinin doğuş ve algılanışlarını ve özellikle , "Öcü Alınmış Din" kitabı hakkında bilgileri vermektedir. "Anılar" 'daki tanıklık rolüne , en az bir devlet adamlığı rolü kadar hazırlanmış olan Bernis;bu tablo için gerekli olan tüm renk tonlarını ortaya çıkarmak için , fırçasına sarılan bir ressamı andırmaktadır:Zeka , deha , incelik , yalınlık , biraz felsefe ve heyecan;ara tonları bunlardır tablonun.Onun tüm kişiliğinin esinlendiği yürek temizliği ve şiirlerine de birtakım incelikler olarak yansıyan ruhsal arılığı; "Anılar" 'ının , tüm değerini oluşturan bir yalınlık şeklinde gösterir kendini.Onun bu esere kendi düşkünlüğünü koyma isteği , hemen hemen bu eseri oluştururken yararlandığı tüm araçlara da yansıyacaktır. Eserin üslubu için şöyle der Bernis : "Uzun zamandır , her türlü akademik tutumdan vazgeçtim.Retorik sanatını küçümsemiyorum. Ancak , onu , sözcüklerin simetrisi içine koymaktan yana da değilim.İncelikle yazmak için , epey zaman harcamak gerek.En basiti , en kısası ve belki de en hoş olanı; kendi düşüncelerini , daha yalın bir şekilde dile getirmek ve yazmaktır." Kaleminden çıkan yazılarda , mizahi bir duygunun yanı sıra;ayrıntılı ve çarpıcı betimlemeler , sürekli bir baştan çıkarıcılığa sahip , dokunaklı ve ahlaki düşünceler egemendir.Bu satırlar arasında , araştırmacı bir insana ün katan , canlı bir ruh haliyle karşılaşılır."Anılar" 'ın okuru , sabırlı ve tutkulu bir yazarın çekim alanına girmektedir. Bernis'nin , bu tarihsel çalışmasına vermesi gereken asıl başlık "İtiraflar" olmalıydı.Yine de , bu başlık;oldukça eksiksiz bir suçsuzluğu , yeterince değerli kılmaya yetmeyecekti.Bernis , tam da istediği ve düşünü kurduğu gibi tarafsız kalır.Buna karşın , çizdiği tablo , son derece kusursuz ve gerçektir.Zekasının kusursuzluğunu esinlenmiş olduğu politik topluluğun resmini , gözler önüne sermektedir. 8) Dört Mevsim ya da Fransız Çiftçileri 1763 Bernis'nin , 1763 tarihli bu eseri , 4 şarkı içerir."İlkbahar" adlı 1.şarkıda , zefir rüzgarının esintileri ve çiçeklerin uyanışı anlatılır.2.Şarkı olan "Yaz" 'da , güneşin kavurucu sıcakları altında daha verimli olan doğa anlatılır.3.Şarkı "Sonbahar" 'da;doğanın verdiği ürünlerin toplanması , hasat şenliklerinin yapılması ile aşk ve duygusallığın geri dönüşü anlatılır. 4.Şarkı olan "Kış" 'da ise , rüzgarın ve karın her yeri kapladığı;ancak , buna rağmen , doğanın tüm güzelliğini kaybetmediği anlatılır.Bernis , bu şarkıda , tümüyle bireysel bir lirizme ulaşır.Şair , kış mevsiminin katılığını , kendi içsel duyuşuyla harmanlama yoluna gider.Bu içsel duyuş , şair için , varoluşun bir bilançosunu çıkarmasına neden olur.4.Şarkı , olasılıkla , 1748'de yazılmıştır.Yazar , Saint-Lambert'in , 18.yüzyılın 2.yarısının şiirini karakterize edecek olan didaktik ve anlatımcı şiiri , "Mevsimler" 'e öykünmüştür."Dört Mevsim" , ayrıca , Vergilius'tan izler taşır. Ancak , bu izlere rağmen;şiirin taşıdığı "Fransız Çiftçileri" altbaşlığı , şiirle karşıtlık oluşturmaktadır. Bernis , şiire kendinden hiçbir şey katmamıştır.Mevsimlerin ilerleyişi , bir aşk geçit töreni düzenlemek için gerekçedir sadece.Belli bir duyumsal taşkınlık , mitoloji bilgisi derin olan Bernis'ye , şair olma rolü biçmiştir. 9) Mevsimler ve Günler 1764 10) Alleurs Konu ile Mektuplaşmalar Sanatı : Mesleğini öğrenmek için harcadığı çaba , gittiği ülkeyi tanımak için verdiği uğraş ve politika konusunda yaptığı çalışmalar;Bernis'nin biliçlenmesi yönündeki , en önemli adımları oluşturur.Yaşamında olduğu gibi , yazdıklarında da aynı yeteneği gibi;yalın , yumuşak ve tatlı bir üslup göze çarpmaktadır.Onun üslubu , kolay ve zayıf olmakla birlikte , soluk görünümlüdür de.Kullandığı mitolojik ögeler , eserlerine antik bir hava vermektedir. Onu , günün modasına uyan basit bir şair olarak görmek , ona yapılmış bir haksızlık sayılır.Şiirlerindeki renklere , sürekli bir anlam kazandırmıştır.Bernis için;şiir , bir tablodur.Onun şiirleri , gençliğin ürünleridir.Düzyazıları ise canlıdır ve bu canlılık , onların sürekli okunmalarını sağlamıştır.Bernis'de , en küçük bir romantizmin ya da ön romantizmin izleri yoktur.Duyarlılık ve lirizmden yoksundur.Ancak , çok esprili ve çok doğaldır.Dile egemendir ve güç ile doğruluğu yok etmeyen bir inceliğe sahiptir. Kaynakça : - Dictionnaire des Litteratures Philippe Van Tieghem / 1984 - Dictionnaire des Litteratures Bordas / 1994 - Dictionnaire des Oeuvres Litteraires Bordas / 1994 - Nouveau dictionnaire de la Conversation 1844 - Histoire de la Langue et de la Litterature Petit de
Julleville / 1898 - Ana Britannica - Büyük Larousse - Türk Ansiklopedisi
|