Anna'ya                       Çeviren : Murat Acar

Zamanla yıllar geçer, geçer her şey telaşla ;
Zamanla uluslar ortadan kalkar, sürüp gitmez dünya.
Zamanla tükenir zeka, anlayış, beceriklilik,
Zamanla uçar gider güzellik, parlaklık ve incelik;
Zamanla kaybeder çayırlar tazeliğini, parlaklığını,
Zamanla yeşil ağaçlar , dökerler yapraklarını.
Zamanla kavgalar , zamanla kanlı davalar biter ;
Zamanla sağılır yürek, zamanla üzüntü geçer.
Zamanla gün geceye döner ; gece zamanla güne ,
Zamanla saygı duyar her şey , kalamazlar yerinde.
Sana olan gerçek aşkım , sevgili Anna ;
Meydan okuyacak zamana ve uzanacak sonsuza.

Görünüm : Bir aşağı , bir yukarı

İnsan , fırtınanın sürüklediği gemi ; dünya , deniz
Macera , gizli uçurumlar ; talih ise , vahşice esen rüzgar.
Dümen , duru bir zihin olduğunda ; erdemse , kuzey yıldızı:
Akıl da egemense eğer , yoldan çıkarmaz bizi.
Rüzgar sürüklerken onu , fırtınanın dalgalarını kullanarak;
İlerleyecek : bir aşağı , bir yukarı dalgaları aşarak.
Yerinde kalmaz hiçbir şey dünyada ; Titan'ın , ince
Meşalesi bile. Ayın gezgin yüzü , çekimiyle ;
Doğar ve batar , o göksel görgü içinde.Ne söylenebilir ki ,
İnsan için değişiyorsa gökler bile!

Bohemya'lıların seçilmiş kralı
Rhine'lı Friedrich'in nişanlısı
İngiliz prensesinin gözlerine dair

Gözlerin , ey güçlü kralın kızı!
Gözlerin , Cupido'nun dünyaya gururlu haklar bağışlayan
Gözler değil de , sanki iki acımasız meşale gibi ;
Aleviyle , küle çeviriyor talihsiz yürekleri.
Meşaleler değil , yıldızlar , parlak ışıklarıyla ;
Ansızın rüzgarlarla kabaran , denize yalvaran.
Yıldızlar değil , türlü biçimlerde yanan güneşler ;
Hiçbir fani gözün , ateşini kavramaya gücünün yetmeyeceği.
Güneşler değil , kendine özgü gökler ;
O gökler ki , tatlı renkleri,  ille de eşsiz.
Gökler değil , olağanüstü güçlü Tanrılar ;
Dünyanın tüm krallarının önünde boyun eğdiği.
Tanrılar da değil , büsbütün ; çünkü , Tanrılar ne zaman
Öç almıştır ki , acımasızca insanlardan?
Cennetler değil : cennete tek bir yoldan gidilir.
Güneşler değil : Güneş , sadece doğup batabilir.
Yıldızlar değil: çünkü , yıldızların yalnızca karanlığa sözü geçer.
Meşaleler değil : çünkü , meşaleler rüzgarlara boyun eğer.
Bir tek şu "göz" sözcüğü , kuşatıyor hepsini:
Meşaleleri , yıldızları , güneşleri , gökleri ve Tanrıları!

Hayatın Kısalığı

Akıl almaz bir biçimde izler bir saat, diğer bir saati;
Ataların yaşadı, sonra sen doğdun, onların varisi.
Kısaca, yarın olmayacak şu an varolan;
Sen, yaşadığın için alacaksın adını mahrumdan.
Ses , gölge , duman , rüzgar , söz , erek : Budur işte ,
İnsan Yaşamı!
Geçip gitmişse güneş , aynen doğmaz bir daha ;
Akar daima zaman , dur durak bilmeyen bir döngü içinde
Ve çokları düştü ondan , geçmiş zaman niyetine.
Düşündüğün an , geçip gitti, zavallı şey ;
Ölüm ve yaşam arasındaki varlığımıza ancak ,
Bir an'ın çeyreği denilebilir.Tabut ,
Beşiktir bir çokları için ; mezarlar ise rahim.

Yine Hayatın Kısalığı Üzerine

Bir gün ; kovalar diğerini , kalır sonra ,
Hiçbir şeyin geri dönmediği , o diyarda ,
Her gün ölür insan , onun için hasarsız geçmez ,
Aslında bir saat , hatta bir dakika ;
Sonsuza dek yiten anlarla beslenir yaşam.
Büyük defterden silinen , dönmez geri asla ;
Kalır sonsuz gecenin , zorlu uykusunda.
Ey kibirli insan , unutma ki ,
Yaşarken ölüme hazırlanan , iki kez yaşar ;
İki kez ölür oysa , ölümlü olduğunu unutan!

 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo.com