|
|
![]() |
Hayatı ve Eserleri: Aksakov, 10 nisan 1817’de, Orenburg bölgesindeki Novo Aksakova’da doğar.Babası, Sergei Timofeyevich’dir.İlk öğreniminden sonra, Moskova Üniversitesi’ne gider.Edebiyat, dilbilim, tarih, estetik dersleri alır.Almanca, Fransızca ve Yunanca öğrenir.Goethe ve Schiller’den çeviriler yapar.1835’te, üniversiteden mezun olur. 1839’da, ilk dilbilim çalışması yayınlanır.Bu yıllarda, öncelikle, Belinski ve Stankevich’in yer aldığı batıcı gruba katılır.Daha sonra, Slavseverlerin düşüncelerini benimser.Ayrıca, Alman filozof Hegel’in görüşlerinin çekimine kapılmıştır.1840’ların başında, ayni görüşleri paylaştığı, arkadaşı Yuri Samarin ile birlikte, “Ortodoks Hıristiyan Hegelciler” olarak adlandırılan gruba katılır.Daha sonra; Hegelciliğin, Slavsever düşüncelerle bağdaşmadığını görüp, bu gruptan ayrılır.Ancak ,sonraları, Aksakov ve Samarin; Slavseverler arasında, birbirine karşıt eğilimleri temsil edeceklerdir.Aksakov, halkın değerlerine sahip çıkan, aşırı ütopyacı bir idealisttir.Hatta, Rus köylülerine öykünerek; sakal bırakıp, köylü gocuğu bile giymiştir.Samarin ise, ahlak söylevleri vermeyen, aklı başında bir politikacıdır. Aksakov, 1846 yılında, “Rus Dili ve Edebiyatı Tarihinde Lomonosov” ve “Ortografimiz Üzerine Bazı Yazılar” adlı eserlerini yazar.1855’te, “Rusça Fiil Üzerine” 1859’da da, “Buslaev Dilbilgisinin Rusça Araştırmasının Eleştirel Analizi” adlı eserlerini yazar.1860’ta “Rusça Dilbilgisi Araştırması”’nı yazmaya başlar; ancak, tamamlayamaz.Bu eser, tamamlanmamış haliyle yayınlanır.Aksakov’un, ayrıca, “Doğu Sorunu Üzerine” adlı bir de raporu vardır.Bu yazıda, Kırım savaşının kutsal amacının; Konstantinopolis’i fethetmek ve Slavları, çarın yönetimi altında birleştirmek olduğunu yazar.Aksakov, 19 aralık 1860’ta; Yunan adası Zante’de, hayata veda eder. Sanatı: Aksakov, eleştirel yazılarında, Rus aydınlarını, halktan uzak kalmakla; Rus yazarlarını da, Avrupa’ya körü körüne öykünmekle suçlamış ve onları, halka hizmet etmeye, Rus halkı gibi düşünmeye çağırmıştır.Aksakov ,edebi akım olarak, utilitarist (bir edebi eserde, süs ve güzellikten çok, yararı ön planda tutan görüş) sayılır.Onun deneme ve şiirlerinin analizi, temelde; Rus tarihinin gelişimi hakkındaki ilginç düşüncelerini ve özellikle, ülke figürüyle özdeşleşmiş olan, efsanevi geleneklere duyulan bağlılığı yaratma amacını ortaya koymaktadır.Slavseverlerin hiçbiri, Aksakov kadar ulusalcı olmamıştır.Onun bu aşırılığı, sadece tarihsel metinlerinde değil, eserlerinin çoğunda görülür.Onun bazı görüşleri, çar 1. Nikola’nın yönetimine aykırı bulunduğundan sansüre uğramıştır.
Görüşleri: A) Aksakov’un Siyasi Görüşleri: Aksakov’a göre, eski tarz Rus özgürlüğü; inancın ve geleneğin yazılı olmayan yasalarına göre yaşama ve bireysel yetenekleri, ahlaki olarak geliştirmektir.Cumhuriyetçi özgürlük anlayışı ise; halkın, siyasal olaylara, etkin olarak katılmasını gerektiren özgürlük anlayışıdır.Aksakov, özgürlükten söz ederken; toplum içindeki bireyin değil, ülkenin özgürlüğünü anlatmaktadır.İnanç, gelenek ve göreneğin etkisi olmadan, toplumun özgürlüğünden söz etmektedir. Aksakov’un düşüncelerinin paradoksal yanı; Avrupa liberal öğretisinin temel varsayımlarından biri olan, toplumsal ve siyasal alanların birbirinden ayrılması ilkesini benimseyip, liberal anayasa ve liberal özgürlüğe karşı çıkmasıdır.Ona göre, konuşma özgürlüğü; çoğulcu inanç sahiplerine ya da azınlıklara bir üstünlük getirmeyeceği için, gerçek liberal bir ilke değildir. Her bireyin, yalnızca yasalara uymakla kalmayan; aynı zamanda, vicdana da uyan bir bağlılık göstermesi gerekir.Onun için ideal olan, dıştan dayatılan engellemeleri en aza indirip, bireysel özerklikte ve toplumun güzel geleneklerinden sapmadan varılacak bir görüş birliğine dayanan “Özgür Birlik”’i oluşturmaktı. Aksakov’a göre, her türlü hukuksal ve siyasal ilişki, özünde kötüdür.Bu ilişkilerin karşısında; hukuksal güvencelere ve rasyonel sözleşmelere değil, salt güven ve görüş birliğine dayanan ve köy komününde somutlaşmış olan, komünal ilkeler bulunmaktadır.Aksakov’un özlediği ulus; küçük kırsal topluluklarda, dingin bir Hıristiyan yaşam sürmeye adanmış, siyaset dışı bir kırsal-ulus’tur. Rusya ile Batı arasındaki fark; Rusya’da, devletin, toplumsal örgütlenmenin dayandığı ilkelerden uzak olmasıdır.Dışsal etkilerden kaçınmak için, çarlara geniş yetkiler verildi.Halkla devlet arasındaki ilişkiler, birbirlerinin işlerine karışmama ilkesine dayandırıldı.Devlet, mecliste halka danıştı.Ama, son karar, monark’a bırakıldı.Halk, tam özgür olduğunu sanırken; monark, istediği gibi davranma özgürlüğüne sahipti.Bu ilişki, hukuksal güvencelere değil, ahlaksal inançlara dayanıyordu.İdeal olanla, gerçek olan arasında uçurum vardı.Buna da, insanların yetkinsizliği neden olmuştu. B) Aksakov’un Dilbilimsel Görüşleri: Aksakov’un ilk dilbilim çalışması; Belinski ve Buslaev’in, genel ve evrensel dilbilgisi kuramlarını açıklayan yazılar yazmasıyla başlar.Aksakov, bu kuramın tam tersini savunmuş; Humboldt ve Alman romantik akımlarına eğilim göstermemiştir.Aksakov’a göre, Rus dilbilgisi üzerine, felsefi ve psikolojik olarak düşünmek gerekir.Rus dili, senkronik dilbilimi; tarihsel olarak, sonradan üretilmiş örneklerle değil, kendi başına açıklar. Aksakov’a göre, dilbilgisi 3 bölüme ayrılır.İsimler, fiiller ve konuşma.İsimler ve fiiller bölümü, nesnel dilbilgisi ya da analitik olarak adlandırılır.Bunlar, sözcükler arası ilişkileri ve dilin biçimini kapsar.Bu biçimler, tümcenin merkezi oldukları için, diğer sözcüklerin de yerlerini belirler.Dil, kendini oluşturan bir düşüncedir.Bu nedenle, doğadaki ve mekandaki var olan tüm önemli şeyler gibi; sözcük de, düşüncenin bir anlatımıdır.Zaman açısından, eylem olarak; mekan açısından da, nesne olarak var olur.İsimler, varlıkları; fiiller de, eylemleri temsil eder.Konuşma ise, öznel dilbilgisi ya da sözdizimi(sentaks) olarak adlandırılır.Bu bölüm dinamiktir.Konuşmadaki biçimlerin ve sözcüklerin görevlerini tanımlar. Aksakov, Rus dilbiliminin, biçimsel eğilimlerinin kurucularından biridir.O, Rus dilinde; geniş, geçmiş ya da gelecek zaman olmadığını göstermeye çalışmıştır.Bu nedenle, fiillerin “zaman”’ı konusunda açıklama yapmaz.Böylelikle, “zaman”’ın algılanışı, psikolojik ve sözdizimsel biçimlerle ortaya çıkar.Aksakov, Avrupa dillerinde olduğu gibi; zaman yerine, eylem görevi üstlenen, Rus fiil’i üzerinde durur.Ona göre, Avrupa dillerinin temelini oluşturan “zaman”; Rusça’da, “eylem” niteliğinden türetilmektedir. Kaynakça: -Encyclopedia of the Russian and Soviet Linguists of Central and Eastern Europe -Myth and Morality in the Historiography of Konstantin Aksakov -Einführung in die Linguistik Christiane Sperr -Rus Düşünce Tarihi Andrzej Walicki -Büyük Larousse -Türk Ansiklopedisi
|