|
|
![]() |
Çar’a Mektuplar Çeviren: Ebru Hamarat Ruslar, pek yönetimle ilgili insanlar değillerdir.Söylemek gerekir ki ;özerklik gayesi gütmez, politik haklar için istek duymaz ve güç için tutku izi taşımazlar.Eğer, Rus tarihine bir göz atarsak, yukarıdaki sav daha anlaşılır olacaktır.Rus tarihi, insanların politik haklarını kazanabilmeleri için, otoriteye karşı olan bir tek başkaldırışı bile yazmaz.Rus tarihinde, yasal otoriteyi, yasal olmayana karşı savunan örneklere rastlanır.Rus insanı, bazen, yasal otoriteyi yanıltmış olabilir.Ama, yine de, bu tür başkaldırışlar; onların, yasaya bağlılık ruhlarını doğrulamaktadır.Asla, yönetimde yer almak için, kitlesel bir çaba içinde olmamışlardır. Bu bağlamda, belki de en iyi kanıt, dinsel ayrılıklarda görülebilir.Ayrımların çoğunun, sıradan insanların arasında bulunduğu büyük alanlara yayılmış olmaları, fazla olmaları ve parayı yönetiyor olmaları nedeniyle; Rusya’da, büyük bir güç oluşturdukları, çok iyi bilinir.Ancak, kolayca olabileceğinin tahmin edilebilmesine rağmen; yine de, bu mezheplerin hiçbir politik işlevi olmamıştır.Örneğin; bu, İngiltere’de olmuştu.Daha az politik olsalardı, bu Rusya’da da olabilirdi.Ancak, Ruslar yönetmek istemezler. O halde, Ruslar ne istemektedir? Eğer, politika duygusundan tamamen yoksun durumda iseler, ulusal yaşamlarındaki ilgisizliğin temel nedeni nedir? Sadece politik değil, iç toplumsal yaşamlarını da; ruhlarında barındırdıkları, barışçıl yaşam tarzını ve geleneklerini de korumak istiyorlar.Bizim insanımız, yönetmeksizin yaşamak istiyor; hayvani değil, insani anlamda tabii ki. Politik özgürlük aramaksızın, toplum yaşamındaki insani bağlar olan; ahlaksal, ruhsal ve komünal özgürlüğü arıyorlar.Belki de, yeryüzünde İsa’nın, “Sezar’ın hakkı Sezar’a, Tanrı’nın hakkı Tanrı’ya!” sözlerini ve diğer bir deyiş olan, “Benim krallığım, bu dünya değildir.” tümcesini, sözcüğün gerçek anlamıyla anımsayan tek Hıristiyan onlardır.Böylece, bu dünyanın krallığını, devlete bırakan Hıristiyan Ruslar, başka bir yola baş koydular; içsel özgürlük, ruhsal yaşam ve İsa’nın yoluna.“Tanrı’nın krallığı içimizdedir.” İşte, Rusların otoriteye boyun eğişlerinin, onlar tarafından bir devrim yapılamayışının ve Rusya’da, derin bir dinginliğin olmasının nedeni budur! Halk, Rus toprağının savunmasını devlete bıraktı.Artık, onun koruması altında, barış ve mutluluk içinde yaşayabilir.Kendini devletten ayırarak ve korunanla koruyan arasında bir ayrım yaparak, insan kendi çizdiği sınırları değiştirmek istemez; yani yönetmek istemez.Ama, bunun yerine; insanoğluna özgü, akılcı bir yaşam sürmek ister.Daha doğru ve daha mantıklı bir ilişki var olabilir mi? İnsanlarının, sorunsuz ve huzurlu yaşamlarını korumak; bir devlet için, nasıl da onurlu bir davranıştır.Tüm hırslarından arınmış, tüm dünyasal güçlerden vazgeçmiş; politik özgürlüğü değil de, ruhunun ve huzurunun özgürlüğünü arayan insan, nasıl da onurlu bir insandır.Bu çeşit bir davranış, huzurun garantisidir.Bu davranış, sadece Rusya’ya özgü bir davranıştır.Diğer tüm uluslar, popüler yönetimlere özenirler.Ne zaman bir insan, politik güce sahip olmak istese, içindeki ahlaki ve geleneksel birikiminden ayrılır.Ardından da, çevresindeki politik özgürlük; ruhunun özgürlüğünü, yani, iç özgürlüğünü azaltmaya başlar.Böylece, devletin uygulamaları, insanların amacı haline gelir.Bu arada da, büyük amaçlar, bireysel gerçeklikler, özgürlükler ve ruhsal gereksinimler ortadan kalkar.İnsanlar, yönettiklerinde; yani, devlet olduklarında, var olmaktan vazgeçmiş olurlar. Bu varsayıma göre, insanlar yönetime karışmamalı ve devletin gücü mutlak olmalıdır.Bu çeşit mutlak bir otorite, hangi şekilde olmalıdır?Yanıt zor değil; monarşi şeklinde olmalıdır.Demokrasi ya da aristokrasi gibi diğer yönetim şekilleri, devletin gücü üstündeki belirli sınırlamalarla; insanların katılımına, daha fazla ya da daha az oranlarda izin verir.Sonuç olarak ta, insanlar; yönetime karışmamaları ve devlet otoritesinin mutlak olması gerekliliğini anlamakta başarısız olurlar. Rus insanının, yönetimi; sınırlandırmaya gerek görülmeyen, yararlı bir otorite olarak bilmesinden ve ondan baskı görmemesinden dolayı, özgürce ve bilinçli bir şekilde ve de Kurtarıcının sözlerinde olduğu gibi ,onun, “bu dünyanın gücü” olduğunu düşünmektedir.Sadece, Tanrı’nın krallığı, bu dünyanın değildir.Rus insanı, Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nınkileri de Tanrı’ya bırakır.Rus insanı, Tanrı’nınkinden başka bir güç olmadığını bilir.Hıristiyanlar olarak, çar için dua ederler.Ona uyarlar, onu onurlandırırlar; ancak, ona tapmazlar.Bağlılığın ve saygının, içlerinde böylesine yerleşmesinin ve devrim yapabilmekten yoksun olmalarının nedeni işte budur. Rusya’nın iki tarafı vardır; devlet ve toprak.Rusya’da, devletin ve toprağın ya da yönetimin ve insanların arasındaki sınır, belirgin bir şekilde çizilmiş olduğu için ve birbirlerine karışmadıkları için; birbirlerinin haklarına, asla tecavüz etmezler.Ortak ilişkileri nedir?Öncelikle, insanlar, yönetimsel işlere karışmıyorlar.Devlet de, kendi tarafından, insanların yaşam tarzlarına karışmıyor ve onları, kendi kurallarına göre yaşamaya zorlamıyor.Bu nedenle, yönetimle insanlar arasındaki ilk ilişki, karşılıklı olarak karışmama ilkesine dayanır. Ancak, bu ilişki tamamlanmış değildir.Bu pozitif bir ilişki ile de desteklenmelidir.Devletin pozitif görevi; insanların yaşamını korumak, onlara parasal güvence sağlamak ve gelir elde etmeleri için çeşitli yollar sunmak, tüm gelişimlerini desteklemek ve dünyadaki ahlaki duruşlarını tamamlamaktır.Yönetim, adalet, kanun yapımı:tüm politik sınırları içinde bunlar; yönetimin, kendisinde içerdiği girişimlerdir.İnsanların, devlet için var olmasından çok; devletin, insanlar için var olduğu, tartışma götürmez bir olgudur. Doğal olarak açıkça tanımlanması gereken toplumsal görüş, devlete; ülkenin ne istediğini, amacını nasıl belirlediğini, ahlaki gereksinimlerinin ne olduğunu ve sonuç olarak, onun ne gibi prensiplerle yönetmesi gerektiğini gösterir.Çünkü, unutmamalıyız ki; devletin amacı, görevini tamamlaması için, ülkeye yardımcı olmaktır.Bu nedenle, devletin görevlerinden biri de, ülkenin ahlak anlayışının anlatımı olarak, toplumsal görüşün özgürlüğünü korumaktır. Büyük Petro tarafından gerçekleştirilen devrim, dışardan dahice görünse de; tarafsız davranıldığı zaman, büyük bir zekanın, insanlardan koparak ve onları, ayni antika bir tuğla gibi görerek, nasıl da günahkar bir ruhu ortaya çıkardığını gösterir.Petro yönetimi altında, hala bugün de var olan günah başladı.Eğer, insanlar devlete saldırmıyorsa, devlet de insanlara saldırmamalıdır.Çünkü, sonra beraberlikleri, yararlı ve güçlü olabilir.Batıda, devlet ve insanlar arasında sürekli var olan bir çatışma vardır;çünkü, aralarındaki doğru ilişkiyi anlayamıyorlar. Petro yönetimi sürdükçe, Rus insanına çok yabancı olan bir sistem, toplum yaşamının özgürlüğüne işleyerek ve vicdan, düşünce özgürlüğünü sınırlayarak, insanları köleye dönüştürerek, Rusya için daha da yabancı olan düşünceleri içine alarak, Rus toprağının temelini sarsacak; insanları kökenlerinden uzaklaştıracak.Devrim hareketleri, var olan Rusya’yı yok edecek.Rusya’yı tehdit eden tek tehlike; Rusya’nın, bir gün Rusya olmaktan çıkması ve Petro’nun, onu hala yönetiyor olmasıdır. Kötülüğün temel nedeni, yönetenlerin baskıcı sistemidir; yani, ahlaki ve düşünsel özgürlüğün bastırılması.Yönetim, Rusya’yı anlamaya başlayınca; politik güç isteğinin, Rus insanının ruhuna aykırı olduğu fark edilecektir.İnsanlar, sadece şunları istemektedir; kendi yaşamlarını yönetme özgürlüğü, ruhsal özgürlük ve söylem özgürlüğü.Yönetim, öncelikle, kendisiyle insanlar arasındaki temel ilişkiyi ve devletle insanlar arasındaki antik ilişkiyi, yine yakalamalı ve onu korumalıdır.Zaman içersinde, yazılı ve sözlü söylemlerin tam özgürlüğü sağlanmalıdır.Tabii ki, öncelikle, anlatım özgürlüğünün salt monarşiyle bağlantılı olduğu ve onun saltçılığının; huzuru, barışı, ahlaki gelişimi ve insan onurunu sağladığı fark edilmelidir. Sınırsız yönetme yetkisinin, ayrıcalık olarak devlete verilmesine; yönetimin koruması altındaki insanların, ruhsal ve sosyal yaşamlarının özgürlüğü için izin verin!Devletin hareket etme hakkını ve ardından da, yasa yetkisini almasına izin verin!İnsanların da, düşünce özgürlüğüne ve sonrasında da, konuşma özgürlüğüne sahip olmasına izin verin!Rus toplum düzeni işte budur!Bu da, tek doğru toplum düzenidir.
|