Seçme Mektuplar                  Çeviren : Mukaddes Çaydamlı

Madam Calandrini'ye
                                                                  Paris - 1726

      Sizinle söyleşmek en büyük zevkim.Mektuplarımın daha az yavan ve daha ilginç olmalarını istediğimden , size duyduğum haberleri yazıyorum.Paris`teki tüm dedikoduları yazmak istemem.Düzmece ve abartılı haberlerden kaçındığımı bilirsiniz.Bu yüzden , size yazdıklarımın hepsi gerçek.

      Dün İngiltere`den aldığım bir mektupta , Matmazel Saint - Jean`ın , Hindistan şirketi hazinedarının oğlu Mösyö Knight ile evlendiği yazılıydı.Onun , çok büyük bir servet sahibi olduğu söyleniyor.Ey para ! Ne çok övünmeyi boğmakta , ne çok kendini beğenmişliğe boyun eğdirmekte , ne dürüst düşünceleri yok etmektesin . Sadece soyluluğunla övünen o çok zengin Milord , biricik kızını , sözde saygıdeğer biriyle evlendirdi . Bunu düşünebiliyor musunuz? Oysa ki ; o ,yüksek rütbeli bir devlet adamına yakışırdı . Paris`e gelip kocasının ailesini görecek.Onun bu niteliği , kendi diğer niteliklerinden çok farklı tabii ki.Eminim ki canı çok sıkılacak ve sabrı da taşacaktır .

      Size hoş bir öykü anlatayım . Notre-Dame'ın piskoposlarından , ünlü bir Jansenist ; çok okumuş , kendi işinde ün yapmış , birçok üniversitede eğitim vermiş , Molinistlerin korktuğu ve Paris başpiskoposu tarafından da sevilen , bu 70 yaşındaki adam , bir komedi oyunu görmeyi istemiş . Arkadaşlarına çoğu kez , bu kadar çok sözü edilen bu şeyi görmeden , ölmek istemediğini söylemiş . Arkadaşları , bu sözleri şaka olarak algılamışlar .

      Piskoposun , uzun zamandır sakladığı , büyükannesine ait eski giysileri varmış . Hizmetçisi , birçok kez , bu giysileri neden sakladığını sormuş . Piskopos da en sonunda , bu güvendiği hizmetçisine niyetini söylemiş ; büyükannenin giysileriyle , kadın kılığına girip ,tiyatroya gitmek istediğini açıklamış . Hayretler içinde kalan hizmetçisi , onu bu düşüncesinden vazgeçirmek istemiş . O giysiler öylesine eski modaymış ki ; hizmetçisi , onun o giyitsilerle daha çok dikkat çekeceğini söylemiş . Piskopos ise , öğrencilerine tanınmaktan korktuğunu ; çok yaşlı olduğu için , o eski moda giysinin yadırganmayacağını söylemiş .

      Piskopos , eski zamana has başlık ve fırfırlarla bezenmiş o giysiye bürünerek , tiyatroya gitmiş.Fısıltılar gittikçe yükselmeye başlamış.Arlequin rolündeki aktör Armand , piskoposu fark etmiş ve yanına giderek : "Bayım , hemen buradan kaçmanızı öneririm.Herkes sizi tanıdı.Bu garip giysilerinizle herkesi güldürüyorsunuz.Bir skandaldan çekiniyorum" demiş.

      Zavallıcık , şaşkın bir halde , komedyene teşekkür ederek ; kendisine , oradan çıkmasına yardım etmesini rica etmiş . Armand , kendisini izlemesini söyleyip ; oynayacağı oyuna az bir zaman kaldığından , ivedilikle yürümüş . Piskopos , tiyatrodan çıkışta onu kaybetmiş . Etrafında yükselen seslerden kaçarak , iki yönlü merdivene yönelmiş ve merdivenin sokağa çıkan tarafı yerine , diğer merdiveni seçerek , güvenlik görevlilerin olduğu salona çıkmış yanlışlıkla .Orada bulunan bir görevli , bu garip yüzlü şaşkın kadının , kılık değiştiren bir maceracı olduğunu düşünerek ; onu , polis yüzbaşı mösyö Herault'ya götürmüş .

      Zavallı adam , gözyaşları içinde görevliye kendisini bırakması karşılığında , 100 altın önermiş ve kim olduğunu söylemiş.Ancak , görevli parayı kabul etmemiş.Adamcağızı tanıyan ve bir Molinist olan mösyö Herault , herkesin önünde onu azarlayıp , kimliğini açıklamış.Jansenist piskopos ağlamış. Piskopos , daha sonra , kendisine gönderilen mühürlü bir zarfla , 60 mil uzaklıktaki bilinmeyen bir yere gönderilmiş.

 

Madam Calandrini'ye

                                                       Paris - Ağustos 1727

      İşte , daha trajik olan bir başka macera . Villers - Cotterets'den saygıdeğer bir kişi ve uşağı , atla yolculuk etmekteymiş.Ormandan geçerken , genç bir adam tarafından saldırıya uğramışlar . Saldırgan , içinde 50 altın olan para kesesini , altın saati ve iki atı alarak ; yolcuları , şaşkın ve ne yapacağını bilmez durumda bırakmış.

      Yolcular , ormanda ilerlerken , karşıda bir ev görmüşler.Adam , orada oturanın kim olduğunu öğrenmesi için , uşağını yollamış . Orada oturanın , kendisiyle birlikte orduda hizmet etmiş bir arkadaşı olduğunu öğrenince ; bu zor durumunda , çok iyi bir insan olarak tanıdığı bir arkadaşına rastlamış olması onu sevindirmiş.

      Eve ulaştıklarında , çok iyi karşılanmışlar.Arkadaşıyla birlikte , karşılaşmalarına neden olan bu kötü olaydan , uzun uzadıya söz etmişler . Arkadaşı , ona yardımcı olabileceğini söyleyip , kendisine para vermiş . Akşam yemeğinden bir süre sonra , içeriye bir genç girmiş . Ancak , hiç sesini çıkarmadan , yatmak üzere kendisine ayrılan odaya çekilmiş . Odada , uşağı ona : ''Bayım , tehlikeli bir yerdeyiz . Ev sahibinin oğlu , bizi soyan gençtir . Ahırdaki atlarımızı alıp hemen gidelim !'' demiş . Adam , ona hiç sesini çıkarmamasını söylemiş . Evdekilerin uyuduğundan emin olduğunda , arkadaşının odasına gitmiş . Onu uyandırarak , büyük bir üzüntüyle , kendilerini soyan kişinin onun oğlu olduğunu ; ancak , polise gitmeden önce , durumu öğrenmesinin daha iyi olacağını söylemiş.

      Babanın üzüntüsü , anlatılmaz derecede büyük olmuş.Karşılaştığı bu sürpriz ve duyduğu üzüntü , öylesine büyükmüş ki ; adamcağız , o an bayılmış . Ayıldıktan sonra , kızgınlıkla , uyumakta olan oğlunun odasına gitmiş. Masanın üstünde , arkadaşının saatini ve armasının kaşesini bulmuş . Gürültüyü duyan oğlu , korku içinde kalkarak , kaçmak istemiş.Kızgınlıktan aklı başında olmayan baba , masanın üstünde bulduğu bir silahla , oğlunu oracıkta öldürmüş.Daha sonra , herkesten özür dilemiş . Herkes de onu affetmiş.

      Bu kadar haklı bir kızgınlık sonucu yapılan bu hareket affedilebilir.Oğlunun , hırsız bir serseri olduğunu öğrenen dürüst bir babanın duyduğu üzüntü , öylesine büyük ki ; kendisini kaybedebilir.

 

Madam Calandrini'ye   1729

      İşte , size bir başka öykü ! Rıhtım çevresinde oturan bir adam , 7-8 yıldır hiç aksatmadan ve hava nasıl olursa olsun ; saat birden altıya kadar , rıhtımlardan birinde koşuyormuş . Bu olaydan haberdar edilen mösyö Herault , onu konuşmaya davet etmiş.Adam , yanıt olarak ; polisle herhangi bir işi olmadığını ileri sürerek , gidemeyeceğini söylemiş .

      Mösyö Herault , 4. kattaki bir odada bulunan damın yanına gitmiş.Adam , kitaplarla dolu olan odada , bir masaya oturmuş okuyormuş.Mösyö Herault , ona ; kendisini çağırdığında , gelmemesinin nedenini sormuş . Adam yanıt olarak : ''Bayım , sizin dostlarınızdan biri olma onuruna erişmiş değilim.Çok şükür ki , adaletle de ilgili bir işim yok '' demiş.Mösyö Herault : "Kötü bir şey yaptığınızı hiç düşünmemiştim.Her gün aynı saatte , rıhtımda neden dolaşıyorsunuz ?" diye sormuş.Adam da şöyle yanıtlamış onu : ''Şunu size açıklamalıyım ki , ben saygıdeğer bir insanım . 25000 liralık bir gelirim vardı. Yeni mali sistem gelince , gelirim 500 liraya düştü.Bunun üzerine , gelirime uygun bir yaşam tarzı seçtim . Nehrin havası bana iyi geliyor.Bir tek kitaplarımı aldım ve bu odada oturmaya geldim.Biraz da gururumun etkisiyle , adımı değiştirdim.Erken kalkıyor ve sabahı okumakla geçiriyorum.Her gün öğleyin , mahallede yapılan dana eti yemeğinden yiyorum.Yemekten sonra da , rıhtımda hava almaya gidiyorum . Hiç kimseye bağlı değilim ve sıkı bir rejimle de sağlığımı koruyorum . ''

      Mösyö Herault , adamı haklı bulup oradan ayrılmış.Bu olayı , bir kardinale anlattığında , kardrinal ona : ''Bu adam hasta olursa , kendisini tedavi edecek parası olmayacak.Ona , kralın kendisine , 300 liralık bir maaş bağladığını söyleyin!" demiş.Mösyö Herault , adama çok iyi bir haber vereceği için mutlu olmuş ve evine gelmesi için çağrıda bulunmuş.Ancak , adam , evin çok uzakta olması nedeniyle , Herault'nun önerisini geri çevirmiş.Mösyö Herault , ikinci kez adamın yanına giderek ; kralın ona bağışladığı , 300 liradan söz etmiş . Ancak , adam , 500 liranın kendisine yettiğini ve daha fazlasını istemediğini söylemiş.Üzüntülü görünen bu yaşam tarzına rağmen , adamın çok neşeli olmasının gizi , bu olsa gerek.Hoşça kalın , sevgili madam! Bu günlük bu kadar . Ellerinizden binlerce kez öpüyorum .

Madam Calandrini'ye

                                                                  Paris - 1733

      Bugün sizinle , uzun uzadıya konuşamayacağım . Ancak , dileklerinizin gerçekleştiğini söyleyebilirim . Şükürler olsun ki , isteğinizi yerine getirdim ve Hıristiyan oldum.Çok rahatım ve hatalarımdan dolayı da çok pişmanım . Tanrı , erkenden canımı almazsa , bundan vazgeçmeme konusunda kesin kararlıyım . Artık , görevlerimi yerine getirmek için , Tanrı'ya sığındım . Papaz Boursault'ya günah çıkaralı , yarın 8 gün olacak.Hayatımın son günlerini , mutsuz olarak geçirmeyi önledim.

       Öyle güçsüzüm ki , yataktan kalkamıyorum.Devamlı nezleyim.Doktorum , bana büyük bir özen gösteriyor ; o benim dostum! Her şeyden mutluluk duyuyorum.Çevremdeki herkes , bana sevgiyle bakıyor.Zavallı yardımcım Sophie , bedenime ve ruhuma uyguladığı bakımla , bana öyle güzel bir örnek oldu ki ; benim daha anlayışlı olmamı sağladı.Bana söylevler çekmedi . Ancak , onun sessizliği , dünyadaki bütün öğütlerden daha etkili oldu.Ben ölünce , hiçbir şeyden yoksun kalmayacak.Arkadaşlarım , onu o kadar çok seviyorlar ki ; onu terk etmeyecekler.Onu emin ellere bırakmış olmanın rahatlığını yaşıyorum.

      Elveda , sevgili madam! Artık yazma gücüm kalmadı . Sizi düşünmek , bana sonsuz bir mutluluk veriyor sevgili dostum! Oldukça zavallı bir hayat sürdüm . Küçük bir mutluluğu bile hak etmedim mi? Kendimle baş başa olamıyor , düşünmekten korkuyordum.Yanılgılarımdan sonra , gözüm açılınca , pişmanlıklarımdan kurtulamıyordum.Ruhumdan ayrılmaktan niye korkayım ? Şuna inanıyorum , Tanrı o kadar iyi ki ; bu zavallı bedenden ayrılacağım gün , mutluluğumun en büyük günü olacak.

 

E-MAİL

asmakat2002@yahoo.com