 |
Hayatı :
Aarestrup , 4
Aralık 1800'de , Kopenhag'da doğar.Henüz 8 yaşındayken ailesine
kaybeder.Bunun üzerine , bakkallık yapan bir akrabasının yanında kalmaya
başlar.1819 yılında , üniversite sınavını kazanarak , tıp okumaya başlar.
1827'de , tıp uzmanlık sınavını verir.Aynı yıl , yıllardır nişanlı olduğu
Caroline ile evlenir ve Lolland'ın Nysted şehrinde , pratisyen doktorluğa
başlar.Aarestrup'un evliliğinden 12 çocuğu olur.1838'de , Sakskobing'e
taşınırlar ve mesleğine burada devam eder.1844 yılında , Lolland'ın
Falster şehrinde , uzmanlık sınavını vermeye çalışır.Ancak
başaramaz.1848'de , Fyen'in Odense şehrinde , bu uzmanlığı almaya
çalışırsa da , yine başaramaz.
1849'da ,
Odense'nin en iyi doktoru gösterilir.Artık , birçok hastası vardır ve
hayatı son derece dolu geçmektedir.Daha sonra , Kopenhag Üniversitesi'ne
öğretim görevlisi olarak başvurur.Ancak , başvurusu kabul edilmez.1850
yılında rahatsızlanır ve Odense'nin ilk psikiyatri kliniğinde , Harald
Semler tarafından tedaviye alınır.Ancak , Semler tedaviyi kesince ,
kendisine "Aşırı Öfke" tanısı konan Aarestrup;hayatının geri kalan
bölümünü , bu şekilde yaşamaya mahkum olur.Şair , 21 temmuz 1856'da ,
Odense'de ölür.
Eserleri :
Aarestrup ,
1838'de , tek şiir kitabını yayınlar.Bunu;en yakın arkadaşı olan Christian
Winther'in dayatmasıyla yapmıştır.Winther , şairin ölümünden sonra , onun
şiirlerini yeniden derlemiş ve onun özel duygularını yansıtan şiirleri
dışındaki diğer şiirlerini , "Şiir Kalıntıları" adı altında
yayınlamıştır.Ancak , bu kitaptan sonra , şiirlerinin değeri
anlaşılmıştır.Eleştirmen Georges Brandes'in eleştirileri sayesinde de
tanınmıştır.Şairin ayrıca;Byron , Moore ve Heine'dan yaptığı çevirileri
vardır.Ancak , bu çeviriler yayınlanmamıştır.
Sanatı :
Aarestrup , boş
bulduğu her an şiir yazardı.Şiirinin merkezinde , acılar ve erotizm
vardır.Yolda rastlantıyla karşılaştığı güzel kadınlara yazmış olduğu ,
sayısız şiiri vardır.Örneğin , bir keresinde;Avrupa komite sorumlusu
olarak gittiği bir toplantıda tanıştığı , verem hastası Amalie Raben'e
aşık olur.Ancak daha sonra , kadın ölünce;şair de , ona adadığı ve
ikisinin buluşmasını anlatan , "Öğle" adlı şiirini yazar.
Şairi bugünlere
getiren , sadece aşk ve erotik şiirleri değil;onun konuya bakış açısıdır.Aarestrup
, bu tip şiirlerini , "Erotik Durumlar" olarak tanımlar.Güzellik üreten ve
bundan haz alan biridir.Bunu , şiirlerindeki acıdan uzak anlatımında
görebiliriz.Şiirlerinin bir bölümünün ana teması , erotizm değildir.Bazı
şiirlerinde ise , erotizm kendini gizlemiştir.
Şiirleri , sadece
geleneksel olarak , acıya ya da sevgiye duyulan özlemle ortaya
çıkmamıştır.Tersine , şair uzaktan haz alarak , güzellikleri ortaya
koymuştur. Ancak yine de , şiirinin amacı , kadını betimlemektir.Böylece ,
Aarestrup'ta , erotizm ve sanatın birbirinden ayrılmadığını görürüz.Şair ,
şiirlerinde , aşka da yer vermiş;ancak , şiirin her aşamasında , erotizmi
, belirgin ya da gizli olarak işlemiştir.Şiirlerinde , genellikle , yılan
figürünü sembolik olarak kullanır.Yılan , "Fallus" 'un sembolü ve
yaratılıştaki ikili mitos'a bir göndermedir.Yılan , onun
şiirlerinde;cinsellik ve ölüm arasındaki , önemli bir işaret olarak yer
almaktadır.
Aslında , onun
şiirlerinin temeli , çok da sağlam değildir.Ancak , şiirleri ; erotik
şiirde önemli bir yere sahip olan , yakın arkadaşı Winther'ınkinlerle
yarışabilmiştir.Onun şiirlerinde açıklığa kavuşturulamayan olay , onun
erotik şiirciliğinin , kendi zamanındaki kültürle bağdaşmadığı;tersine ,
bu kültürle arasında , ironik bir ayrım olduğudur.
"Geri Çekilme"
adlı şiirinde;iki aşığın , uyumsuz ve çatırdayan ilişkisinden söz
edilir.Şiir , 4 kıtadır.Ana tema , ilk kıtada anlatılmakla
birlikte;sonraki kıtalarda , basamak basamak netleşir.Bütün olay doğada
geçer.Bu yüzden , aşıklar kendilerini rahat hissetmektedirler.Şiirin
kurgusundaki uyumsuzluk , ironik açıdan aşıklara zarar vermiş ve her
ikisinin birbirlerine verdikleri sözler , ilişkilerini
kurtaramamıştır.Şiirin temelindeki ironi;erotik olamayan ilişkilerin ,
erotik olarak anlatılmış olması ve çiftin kendi isteğiyle , erotizmi
dışlamış olmalarıdır."Bilgi" adlı şiirde ise , şair;sevgilisinin kendisine
ilgi göstermeyip , uzak durmasından yakınmaktadır.Buradaki duygusal
gözdağı , ironik bir bakış açısıdır.Bu ironi şekli , aslında , şairin
kendi kendine konuşmasıdır.Bunun nedeni , şairin , kendi iç ve dış dünyası
arasındaki uzaklığın çok oluşudur.
Aarestrup ,
Danimarka edebiyat tarihinin , 1800-1850 yılları arasındaki , "Altın
Yıllar" denilen romantik döneme ait bir şairdir.O , kendisini , geç
romantik olarak adlandırmasına ve en son geç romantiklerden olmasına
rağmen;eserleri , o dönemin Danimarka edebiyatından , belirgin bir şekilde
farklıdır.Şiirleri , Danimarka şiiriyle pek bağdaşmaz.Kendi çağdaşı olan
Winther ve kendinden 20 yaş büyük olan Oehlenschlager'den epey farklıdır.O
, 1830'lu yıllarda , romantik akımda yer alan Blicher ve Kierkegaard'ın
yanında yer almaktadır.
Şair , tıp
öğrenimini seçmiş olsa da , şiirden hiçbir zaman uzak kalmamıştır. Ancak
şiirleri , bir doktor ya da aile babası olarak , kişiliğini
yansıtmamaktadır. Döneminin gelenek ve biçimlerinden bağımsız yazmasının
nedeni , belki de , bir okuyucu kitlesi için yazmamasıydı.Mesleğine
duyduğu saygı yüzünden , şiirlerini kolaylıkla ortaya çıkaramıyordu.Bu
yalıtım , onun şiirlerinde;halk içindeki günlük yaşamın , özenle ayrılmış
olmasıyla kendini gösterir.Böylece şair;merkezinde , çeşitli erotik
deneyimlerin var olduğu , yapay bir dünya oluşturmuştur.
Aarestrup , "Sanat
, Sanat İçindir" anlayışıyla yazmıştır.Çünkü , ona göre; insan geçici ,
sanat ise kalıcıdır.Bu yüzden;sanat , her şeyden değerlidir. Şiirlerinde
esas olarak , çağdaşı Winther'den etkilenmiştir.Ayrıca Byron , Moore ve
Heine'ın da etkisi görülür.Ancak , temel anlatım biçimini , kendine özgü
geliştirmiştir.Ateşli bir acı sonrasında , duygusal dizeler birbirini
izleyebilmektedir.
Aarestrup'un
şiirleri , estetik açıdan görkemli bir anlatım biçimine sahiptir .
Şiirlerinde , ateşli ve sıra dışı konuların , nasıl coşkuyla anlatıldığına
tanık olabiliriz.Dil ve ritmi ustaca kullanmasa da;şiirlerinin her
kıtasında , düşüncelerinin ve en güzel nüansların havasının estiğini
hissedebiliriz.Şairin kullandığı bazı belirsiz sesliler , onu şiirine ,
yer yer gizemli ve içten bir hava vermektedir.
Aarestrup , farklı
uyakları kullanmıştır.Bazı şiirlerinde ve çevirilerinde , çok sayıda
farklı ölçü ve kıta formu kullanmış;bunlar arasında , a-b-a olan uyak
düzenini yeğlemiştir.Ayrıca , İspanyol Balad dörtlüğü de kullanmış ve bu
formu öylesine değiştirmiştir ki;Danimarka ölçü formunda , "Aarestrup
Dörtlüğü" olarak anılmasına neden olmuştur.
Ritim ve sesleri ,
özgür ve uygun bir şekilde kullanan Aarestrup'un dize tekniği;Danimarka
modern liriğinin başlangıcını oluşturur.Belli bir ölçüye bağlı formda
yazarken , ölçüyü ritme uydurdu.Şiirlerinde , ritim yer yer çatışmalıdır.
Ancak yine de , eşsiz bir denge vardır.Aarestrup , 3 dizeli İtalyan şiir
kıtalarını ve yinelemelerini yeğleyen bir anlayışa sahiptir.Bu anlayış ,
ona , sözcük ve ritimlerle gizemli bir oyun oynanmasına olanak tanımıştır.
Tarzının , soğuk
ve estetik bir anlatım tarzı oluşunu;en küçük detaylara bile inmesinde
gözlemleyebiliriz.Aarestrup'u , diğerlerinden ayıran özellikler;kullandığı
dilin , kendi dönemi için kulağa bildik gelen bir tarz olmayışı , hiç
durmayan düş gücü , neşesi ve vahşi enerjisidir.O , bütün bunları şiirine
yansıtmıştır.Danimarka edebiyatında , duyumculuğa Aarestrup'la girilir.
Hayattayken
yayınlanan şiirlerinde , genellikle , yaşama sevinci ve güzellik
karşısında duyulan coşkular ön plandayken;ölümünden sonra yayınlanan
şiirlerinde karamsarlık , başkaldırı ve iç dünyasının iyice yüzeye çıktığı
görülür. Ancak yine de , her anlatım , canlılık ve ışıltı doludur.
Aarestrup ,
yaratılmış olan her şeyde , mistik ve çözümlenemeyen güzellikler
bulmuştur.Bu güzellikler , onu;somutu , aşk olarak tanımlamasına
itmiştir.Ancak , bu tanımlamayı , yetkin biçimde yapamamıştır.O , erotik
ve monistik yapısına rağmen;melankolik , boş düşüncelerin ve her şeyin
geçici olduğu gibi düşüncelerin üstesinden gelir.
Onun şiirlerinde ,
hayat ve ölüm , karşıtlık içerse de , birbirine bağlıdır;zevk ve korkunun
, aynı duygunun iki farklı yanı olması gibi.Yine de , bildiği bir şey
vardır ki , o da;içindeki sese kulak vermenin , hem sanat hem de hayata
karşı gösterilen en büyük yüreklilik olduğudur.
Kaynakça:
- Den Danske Literaturs Historie Fra Dens
Begyndense Til Vore Dage
Fr.Winkel Horn / 1881
- Emil Aarestrup
Susanne Bjorn Andersen
- Emil Aarestrup
Winnie Marie Runge
- Om İroni i Emil Aarestrup Erotiske Digtning
Martin Gylling-Jorgensen
- Dictionnaire Des Litteratures
Philippe Van Tieghem / 1984
- Kindler Neues Literatur Lexikon
1988
- Büyük Larousse
Gelişim Yayınları / 1986
- Türk Ansiklopedisi
Milli Eğitim Yayınları / 1946
- Dünya Yazarları ve Eserleri Ansiklopedisi
May Yayınları / 1967
E-MAİL
asmakat2002@yahoo.com
 |