| Kalabalıktan Uzak Yaşam Çeviren :Hüseyin Köse Ne dingin yaşam ; Dünyanın çılgın kalabalığının uzağındaki Ve mutluluğa adanmış. Pek az bilgenin oysa ki , Kalabalıklardan aşırılmış bu yaşam! Esenlikli yürek ; karmaşadan uzak , kıpırtılı. Hiçbir bayağılığın erişemediği. Yaldızlı bir derinlik , apak ; Esmer bir sanatçının usta yapıtı. Adının önemi yok , Şarkı ve esenlikle yan yana ; Hiçbir şey engel olamaz ona. Gerçek bir kanıt , işte onun varlığı ; Dalkavukluklar arasında. Kalabalığa verdiğim yanıt , İşte , hoşnutluğum benim ; Kaygı ve korkunun soluduğu ! Kulağımı her şeye kapadım ; Artık çıkmayacağım içine insanların. Tepe , ırmak ve kaynak suları ; İncelikli bir gizemin sığınağı. Bir sandal gitmiş gibi alıp başını ; O verimli esenliğinize doğru. Ben bir denizim ; döven topraklarınızı. İrkilmesiz bir uyku , Saf ve neşeli günler ; istediğimiz gibi tıpkı. Çatık kaşlı bir alın değildir hayat , Ne de sahte bir içtenlik ; Yalnız altın ve ünvanla satın alınan. Beni sabahları uyandıran ; Onların , kuşlardan öğrenilmiş cesur şarkıları. Ne beklenmedik tasalar var burada , Ne de nefret , kuşku ve umut ; boşuna. Yalnızım , kendimle baş başa ; Yalnızca gökyüzüne borçluyum. İyiliklerden yararlanmak istiyorum ; Tanıksız ve yalnız , Attığım her adımda. Tepelerin yamacında , Elimde yeşeren asma dalları , Çiçeklerin bağışladığı bir ilkyaz , Meyvaların güvenli dostluğu ; İşte benim dünyam , asma bahçeleri !, Nasıl da sabırsızca , Çoğaltıyor güzelliğini , Tıpkı saf bir kaynak gibi , Şu dorukların canlılığı ; Onun aşkına kapılıyor yüreğim. Sabahleyin , otların yanında Ve ağaçlar arasında çağıldayan dereler , Geçerken insanın kulağını tırmalayan o sesler ; Kokulu toprakta , uyumsuz Dansı çiçeklerin. Duvarları yelpazeleyen hava , Binlerce kokuyu getirir duyularıma. Küçük yaprakları kıpırdatır rüzgar , Yumuşak bir salınımla ; Unutulur o anda , tüm zenginlikleri yeryüzünün. Bıraktım tüm hazineleri , Kırılgan yüreklerine onların. Benim dünyamın , kuzey-güney Rüzgarları ; yalayıp geçecek açgözlülüklerini , Kısır çekişmelerini. Çekişmelerinin altında , çatırdayacak Bütün organları.Gündüz ; karanlık Geceye dönecek ansızın. Gökyüzüne doğru , binlerce çığlığın , Karışıp gidecek içine. Ve deniz çoğaltacak denizkabuklarını. Benim yetingenliğim , Hoş yiyeceklerden yoksun bir masa. Önümde , altından bir sofra , Kısmetim de orada. Kim korkar , artık yıkımlardan? Yine de yanıp yıkılacak diğerleri , Susuzluktan yok olacaklar bir bir. Sert bir gücü var , doğru ; Ama , kalıcı değil yine de. Bense , şarkı söyleyebiliyorum gölgeler altında. Sone İşte , şafakla birlikte ışıdı dünyam Ve hoş bir düğüm attı gündüze. Kuyrukluyıldız gibi yansıdı yüze , Altından gözkapakları ve acımasız zaman. İşte , kutsal ve temiz olan ; göğe doğru geceleyin , Ellerini kaldırıp dikti gözlerini bana ! Kaygım yok artık , kötülükten yana ; Neşeyle oyunlar oynayıp , şarkılar söyleyin ! Yanılttı beni hep yumuşak tenler , Yanılttı gözlerimin önünden gelip geçenler ; Alçakgönüllülük ve tutku olmalıydı onlar oysa. Ama kösnül ruh yeniden ele geçirdi Ve kendi kararsızlığına döndü yeniden ; Sürekli gözyaşlarına alıştı beden. Tırmanış Ey kutsal çoban ! Bu derinliğe bırak kendini , Bu sessiz vadiye , gözyaşları içindeki ; Yalnızca sürülerin kalsın gerideki. Solusunlar tertemiz bir havayı , Yeniden elde edeceksin o ölümsüz barınağı. Bugüne kadar talihliler ve üzgünlerle eğlenmiştin ; Ki , onlardan beslenmiştin bir zaman. Hiçbir şeye sahip değilsin yine de bak ; Onların gözlerine , Hiçbir şeyin yok sunacak. Ya böyle sinirlendiren nedir onları , Senin güzelliğine dalıp gittiklerinde Ve yitirdiklerini bulamadıklarında? Senin acılarına tanık olup da , Hangi kulak isteyebilir sağır olmayı? Bu dizginsiz azgın denizi , sonsuz okyanusları ; Kim dindirebilir artık , kim yatıştırabilir , Öfkeli rüzgarları? Sen yoksun şimdi , yol yok ; Hangi yıldız yol gösterecek yelkenlilere? Sen ey , kaçak bulut hızlı giden ; Yakınıyor musun , bu denli kısa bir neşeden? Bizi kör ve çırılçıplak bırakıp , Böylesine çabuk uçup nereye gideceksin ; Bu denli esenlikli gelip de gökten? Francisco Salinas'a Lirik Gün yatıştı ; dinginlikse , Yeni bir düzen edindi çoktan. Salinas'ın , tıpkı o kusursuz müziği düşündüğünde Olduğu gibi ; bilgelik dolu bir düzen. Onun tüm Tanrısallığında ; Unutuşun derinliğindeki ruh da , Kavuştu gerçek anlamına.Yitik bellek , İlk özgün işiydi onun. Kendini kutsal biri kıldı , Düşünmekti hep amacı ve tutkulu olmak. Küçümsedi bu yüzden zenginlikleri ; Ölümlülerin idollerini , Yalancılıklarını ve geçici güzelliklerini. Gökyüzünde gezindi durdu , En uç noktasına dek gitti yeryüzünün. Yok edilemez yeni bir yazgıya doğru , Yükseldi durmadan ; Müzikti aradığı , her şeyin kaynağı olan. Tanrıyı gördü yüceler yücesini ; Çalarken kolundaki dev gitarını. Çıkarıp keskin bir kararlılıkla , Gizlendiği yerden kutsallığı ; Kurdu sonsuz tapınağını. Bir çok kişi toplandı orada ; Uyum içinde ve uygun bir şekilde yan yana. En ince uyumu oluşturmak için ; Buluştu herkes , Bu tapınakta. Yumuşak dalgalar üzerinde yüzüyordu ruhu Kaybetmiş gibiydi kendini Hiçbir şeyi hissetmeden , duymadan Hiçbir şeyi ; dışında olup bitenlerse , Yabancıydı ona sanki. Ey , mutlu bitkinlik ! Ey , yaşam veren ölüm ; tatlı unutuş ! Senin yumuşak toprağında yaşayabilmek ; Kazıyacak , Tüm bayağılıkların kökünü. Size uyan en güzel şey bu ! Siz , Apollon korosunun kutsanmış zaferi ; Benim en değerli dostlarımsınız. Değerlisiniz dünyadaki tüm hazinelerden ; Görünen dünya , yalnızca çiçeklerden. Salinas , hiç durmadan , Fısıldayabilir kulaklarıma ; Bu yüzden , en Tanrısal duyguları uyandırır. Ve ondan geriye kalan her şey , Yalnızca uykudadır. E-MAİL asmakat2002@yahoo.com  |